UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'nda Türkiye'nin ilk edebiyat şehri!
- Murat Mercan
- 11 saat önce
- 4 dakikada okunur

"Bu şehir kendini edebiyatla yeniden kurdu."
Harika bir haber konusunda yazacağım. Artık Türkiye’nin bir edebiyat şehri var! UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı kapsamında “Edebiyat Şehri” unvanı, Türkiye’den ilk kez Kahramanmaraş’a verildi. Şiirin ve edebiyatın başkenti olarak anılan Kahramanmaraş, bu unvanla birlikte edebi kimliğini uluslararası düzeyde tescillemiş oldu. Kahramanmaraş, Türk şiirinin simge isimlerinden “Yedi Güzel Adam”ın yetiştiği şehir olarak biliniyor. Bu güçlü edebi miras, UNESCO tarafından tescillenerek küresel ölçekte de tanınırlık kazandı. UNESCO’nun ‘Edebiyat Şehri’ unvanı, Kahramanmaraş’ın edebiyat temalı uluslararası etkinliklerinin, kültürel projelerinin ve sanatsal iş birliklerinin desteklenmesi için yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Şehir, artık yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın da edebiyat başkentlerinden biri olarak anılacak.
"Biz Biliyorduk; Artık Dünya da Biliyor"
Bir şehrin sesini dünyanın duyması için bazen yüzyıllar yetmez. Kahramanmaraş bunu herkesten iyi biliyor. Şiiri yüzyıllarca nefes gibi yaşatmış, Türk edebiyatının en özgün seslerini yetiştirmiş, o mirası nesilden nesile aktarmış bu şehir; tüm bu zenginliğiyle uzun süre kendi sınırları içinde kaldı. Ben bunu her düşündüğümde şunu hissediyorum: bu bir alçakgönüllülüktü, ama aynı zamanda bilinmeyişin de acısını taşıyordu.
2025'te Kahramanmaraş, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'nda Edebiyat Şehri unvanını aldı. Türkiye'nin bu alandaki ilk ve tek şehri oldu. Dünya genelinde yalnızca 63 şehrin bulunduğu seçkin bir halkaya girdi. Bu haberi ilk duyduğumda şaşırmadım — ama yüreğimde bir şeyler oynadı. Çünkü bu unvan uzun süredir hak edilmişti; sonunda sadece tescil edildi.
"Biz zaten biliyorduk; artık dünya da biliyor."
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi UNESCO Başvuru Mottosu
— — —
UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Nedir?
2004'te hayata geçirilen bu platform, yaratıcılığı ve kültürel üretimi sürdürülebilir şehir kalkınmasının temeline koymayı amaçlıyor. Bugün 100'den fazla ülkeden 400'ün üzerinde şehir bu ağda yer alıyor. Edebiyat, müzik, gastronomi, tasarım, film, zanaat, medya sanatları ve mimari — sekiz faklı alanda şehirler birbirleriyle iş birliği yapıyor, deneyim paylaşıyor, ortak projeler üretiyor.
Ama şunu özellikle vurgulamak isterim: bu bir müze ödülü değil. UNESCO; geçmişi olan şehirleri değil, bugün de üretmeye devam eden şehirleri bu ağa alıyor. Tarihin bir döneminde büyük şairler yetiştirmiş olmak kâfi değil — o üretim bugün de sürüyor olmalı, gençlere aktarılıyor olmalı, şehrin gündelik hayatına sinmiş olmalı. Bu ayrımı çok önemli buluyorum: bu unvan yaşayan bir ekosistemi tescil ediyor, arşivlenmiş bir mirası değil.

Türkiye'nin Haritasında Kahramanmaraş
Türkiye'nin UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı ile tanışması 2015'te Gaziantep'in Gastronomi unvanıyla başladı. O günden bu yana Bursa, İstanbul, Kırşehir, Hatay, Kütahya, Afyonkarahisar ve Şanlıurfa da bu halkaya katıldı. Ama dikkat çekici olan şu: Edebiyat alanında 2025'e kadar Türkiye'den tek bir şehir yoktu.
Oysa Türk edebiyatının tarihi zenginliği ve çeşitliliği düşünüldüğünde bu boşluk gerçekten şaşırtıcı. Kahramanmaraş bu fırsatı gördü ve harekete geçti. Türkiye'nin kültür haritasındaki bu eksik parçayı yerli yerine oturttu. Artık Gaziantep'in gastronomisi, İstanbul'un tasarımı, Kırşehir'in müziğinin yanına Kahramanmaraş'ın edebiyatı da eklendi.

Neden Bu Şehir? Beş Yıllık Bir İrade
Bu unvanın arkasında ani bir başvuru yok. Yaklaşık beş-altı yıllık kapsamlı bir hazırlık süreci var. Şehrin kendi kültür hafızasını yeniden okuduğu, mirası dünyaya açmak için gerekli altyapıyı kurduğu, edebiyatı bir kalkınma ekseni olarak tanımladığı stratejik bir süreç.
Uluslararası Kahramanmaraş Şiir ve Edebiyat Günleri kurumsallaştırıldı. Kahramanmaraş Kitap Fuarı ulusal ölçekte bir markaya dönüştürüldü. Yıl boyu şiir dinletileri, yazarlık atölyeleri, paneller ve sempozyumlar düzenlendi. Şehrin sokaklarına yazar ve şair isimlerinin tabelaları kazındı — edebiyat kamusal mekânla buluştu. Granada, Dublin, Heidelberg ve Lviv'e temsilciler gönderildi; bu şehirlerin modelleri incelendi, diyaloglar kuruldu.
Ve bunların hepsi, 16. yüzyıldan bu yana taşınan muazzam bir edebi miras zemininde yükseldi. Tezkirelerde "her evinden şair çıkan şehir" olarak anılan Kahramanmaraş; bu unvanı hak ettiğini hem geçmişiyle hem bugünüyle kanıtladı.
Deprem Sonrası: En Anlamlı Başvuru
6 Şubat 2023'ü düşündüğümde hâlâ içim sıkışıyor. Tarihin en büyük doğal afetlerinden biri, merkezi Kahramanmaraş olan bir depremle on binlerce canı aldı, şehrin büyük bölümünü enkaza çevirdi, milyonlarca insan yerinden edildi.
Böyle bir felaketin ardından bir şehrin UNESCO başvurusunu sürdürmesi bence bu hikâyenin en güçlü anı. Kahramanmaraş süreci durdurmadı. Aksine mottosu şu oldu: "Edebiyat iyileştirir." Bu tutum UNESCO tarafından son derece anlamlı bulundu ve başvurunun değerlendirilmesinde belirleyici bir yer tuttu. Dünya genelindeki diğer edebiyat şehirleri de bu irade karşısında derin bir saygı duyduklarını dile getirdi.
Kahramanmaraş böylece yalnızca edebi mirası ve kültürel altyapısıyla değil, "kültürle direnen ve yeniden doğan şehir" örneği olarak da tanındı. Edebiyatın yalnızca estetik bir alan değil, aynı zamanda toplumsal iyileşmenin ve yeniden inşanın aracı olabileceğini somut biçimde gösterdi. Bunu söylemek kolay; yaşamak çok daha zor. Kahramanmaraş yaşadı.
Edinburgh, Krakow, Dublin: Öğrendiklerimiz
Bu unvanın ne anlama geldiğini anlamak için üç şehre bakmak yeterli. Edinburgh, 2004'te dünyanın ilk Edebiyat Şehri unvanını aldı. Unvan sonrası şehir turizmi yüzde otuz arttı; bir zamanlar "tarih ve mimari şehri" olarak bilinen Edinburgh artık küresel ölçekte "edebiyatın başkenti" olarak anılıyor. Krakow, 2013'te aldığı unvanı stratejik bir kalkınma aracına dönüştürdü; on yılda yaklaşık iki milyon izleyici kitlesine ulaştı, bugün Polonya'dan daha fazla tanınır hale geldi. Dublin ise Joyce, Yeats ve Beckett'in mirasını sokağa, müzeye, kafeye taşıdı; "eski büyük edebiyatçıların memleketi" değil, bugünün edebiyat üretim ve tüketim mekânı haline geldi.
Bu üç örnekten çıkardığım sonuç şu: UNESCO unvanı kısa sürede prestij kazandırıyor, ama asıl anlamını on-yirmi yıllık uzun vadeli dönüşümde buluyor. Her başarılı örneğin arkasında güçlü bir yerel yönetim iradesi ve uzun vadeli taahhüt var. Kültürel miras doğru planlanırsa ekonomik kalkınmanın motoru haline gelebiliyor. Kahramanmaraş'ın önünde tam da bu yol açık.

Bu Unvan Kahramanmaraş'a Ne Anlam İfade Ediyor?
Önce şunu söyleyeyim: bu bir ödül değil, bir yol haritası. Edinburgh ve Krakow'un gösterdiği üzere asıl iş şimdi başlıyor.
Kısa vadede Kahramanmaraş, UNESCO logosuyla dünya medyasında ve akademik raporlarda "Edebiyat Şehri" olarak anılmaya başlayacak. Bu şehrin gençleri için — genç şairler, yazarlar, öğrenciler için — bu, güçlü bir motivasyon kaynağı. Orta vadede yazar değişim programları, ortak çeviri projeleri, uluslararası iş birlikleri kapısı açılıyor. Yedi Güzel Adam gibi özgün bir edebi miras, dünya edebiyat dolaşımına girebilir. Uzun vadede ise edebiyat turizmi, yayıncılık sektörü, yaratıcı endüstriler güçlenecek; şehir kültür merkezli bir kalkınma modeliyle büyüyecek.
Benim için bu unvanın en değerli boyutu şu: Kahramanmaraş artık sadece kendi sesini söyleyen bir şehir değil, o sesi dünyaya taşıyan bir şehir. Bu fark küçük görünüyor ama muazzam.
Bir Şehrin Dünyaya Açılışı
Kahramanmaraş'ın bu unvanı kazanması; beş yüz yıllık bir birikimin, yıllarca süren titiz bir hazırlığın, deprem sonrası gösterilen eşsiz iradenin ve edebiyatı bir kalkınma stratejisi olarak gören vizyonun ortak ürünü. Bunların hepsinin bir arada olması gerekiyordu ve hepsi bir arada oldu.
Edinburgh'un deneyimi, Krakow'un dönüşümü ve Dublin'in edebiyat ekonomisi bize şunu söylüyor: bu unvan bir varış noktası değil, bir hareket noktası. Doğru adımlar atılırsa, on-yirmi yıl sonra dünyada Kahramanmaraş hakkında söylenecek cümle bence şu olacak:
Dünya yalnızca dinlemeyecek Kahramanmaraş'a gelecek, okuyacak, dinleyecek, anlatacak. Çünkü söz burada yurt edinmiştir. Ve ben, bu şehrin bu yolda ne kadar ilerleyeceğini görmek için sabırsızlanıyorum.






Yorumlar