top of page

Detay

Piksel ile Fırça Arasında: Cumhuriyet Değerlerini Dijital Çağda Yeniden Düşünmek 

10 dakika önce
2 dakikada okunur


Berat Genç


Annemin eski fotoğraf kutusunu karıştırırken 1950'lerden kalma bir okul fotoğrafına rastladım. Önlüklü çocuklar, arkada bir Atatürk portresi ve kara tahtada tebeşirle çizilmiş bir güneş. O güneşi çizen çocuğun kim olduğunu hiç bilmeyeceğim; ama çizginin cesareti bugün bile gözümü kamaştırıyor.


Bu sabah telefonumun ekranında birbirini kovalayan bildirimlere bakarken aklım bambaşka bir yere, İstanbul'da, Zeytinburnu'nun tarihî duvarları arasında kurulmuş tuvallerin başına gitti. Elimdeki cihaz bana saniyede yüz şey gösteriyordu; oysa orada, bir fırça darbesinin kurumasını bekleyen insanlar vardı. Bu iki zaman duygusu arasında gidip gelirken yazacağım ilk yazının konusunu kendiliğimden bulmuş oldum.


Medicana Eğitim Grubu MBA Okulları'nın bu yıl dördüncüsünü düzenlediği MBA Sanat Çalıştayı, yani 4. Cumhuriyet Yüzyılı Uluslararası Sanat Çalıştayı, 24–29 Ekim tarihleri arasında Fişekhane'de on ülkeden yirmi beş sanatçıyı ortaokul ve lise öğrencileriyle aynı üretim alanında buluşturuyor. Tema son derece açık ve bir o kadar derin: "Nutuk'tan İlhamla: Fikri Hür İzler." Bu seriyi, çalıştaya katılan sanatçıların ve öğrencilerin ortak üretiminden aldığım ilhamla kuracağım. İlk durağım, Cumhuriyet değerlerinin dijital çağda nasıl yeniden yorumlanabileceği sorusu.



Cephaneden Düşünceye

Fişekhane'nin kendisi, bence bu sorunun en iyi cevaplarından biri. Osmanlı'nın modernleşme arayışının simgesi olan Fabrika-i Hümayun ‘un bir parçası olarak 19. yüzyılda kurulmuş, yüzyılı aşkın süre kamuya kapalı kalmış, sonra yeniden hayata dönmüş bir yapı. Yani bir dönemin teknolojisini üreten bir mekân, bugün düşünce ve imge üretiyor. Meseleye buradan baktığımda şunu görüyorum: değerler de tıpkı binalar gibi korunarak, ama kendi çağının ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenerek yaşar.


Cumhuriyet'in kurucu değerleri, yani akıl, bilim, laiklik, eşit yurttaşlık ve fikir özgürlüğü, ilk ilan edildiklerinde de son derece "yeni" fikirlerdi. Dijital çağ bu değerleri eskitmiyor; aksine onları her gün yeniden sınava sokuyor. Bilgi bolluğu çağında bilimsel düşünce nasıl korunur? Algoritmaların bize ne göreceğimizi seçtiği bir dünyada fikir özgürlüğü neye dönüşür?


Akışın Ortasında Bir Durak

Bana göre sanatın dijital çağdaki en devrimci hamlesi, durmayı öğretmesi. Ekran bizi akışın içinde tutar; tuval ise bakışı yavaşlatır. Fişekhane'de öğrencilerin bir sanatçının yanında aynı yüzeye saatlerce emek vermesi, aslında bir Cumhuriyet pedagojisinin ta kendisi: Sabırla düşünmek, gözlemlemek, sorgulamak ve sonra üretmek.


Burada dikkatimi çeken şu: Çalıştayın teması "iz" kelimesini seçmiş. İz, kalıcıdır; ama aynı zamanda takip edilebilirdir. Dijital dünyada da her şey iz bırakıyor, fakat bu izlerin çoğu bizim değil, verilerimizin izi. Sanat ise bize kendi izimizi bilinçle bırakmayı hatırlatıyor.


Camekândan Atölyeye

Nutuk'u yalnızca bir tarih metni olarak okumak, bence onun ruhuna haksızlık olur. Nutuk, bir milletin kendi hikâyesini kendi sesiyle anlatma iradesidir. Dijital çağda bu iradenin karşılığı, gençlerin hazır içerik tüketicisi olmaktan çıkıp kendi anlatısını üreten öznelere dönüşmesidir. MBA Okulları öğrencilerinin uluslararası sanatçılarla birlikte ortak bir sanat manifestosu kaleme alacak olması, tam da bu yüzden bana çok anlamlı geliyor.


Kanaatimce burada asıl mesele, Cumhuriyet değerlerini bir "müze nesnesi" gibi camekâna koymak değil, onları yaşayan bir atölye malzemesine dönüştürmek. Piksel de bir malzemedir, boya da. Önemli olan hangi niyetle kullanıldığı.


Bitiriken

Bütün bunları yan yana koyduğumda şu kanaate varıyorum: Cumhuriyet değerleri dijital çağda yeniden yorumlanmayı bekleyen eski metinler değil; her kuşağın kendi araçlarıyla yeniden kurması gereken canlı bir yapı. Sanat bu yapının hem harcı hem de aynası. 29 Ekim'de Fişekhane'de açılacak sergide göreceğimiz eserler, belki de bu yeniden kurmanın ilk taslakları olacak.


Ekranı kapatıp tuvale dönen bir çocuğun gözündeki merak, bence 103 yaşındaki Cumhuriyet'in en genç ve en güçlü imzası. Seriye bu imzanın peşinden gitmeye devam edeceğim.

Yorumlar


Brandmap_logoT_edited.png

İş Dünyası Bilgi Paylaşım ve
Marka Yönetimi Platformu

10 yıldır iş dünyasında Marka Yönetimi Bilgi Paylaşım Platformu olarak sizlerle birlikteyiz. Brandmap basılı ve çevrimiçi olarak iki aylık süreli yayın şeklinde sizlerle buluşmaya devam ediyor.

Brandmap 2025 yılından itibaren akademik marka ve iş dünyası kitapları olarak da kitaplığınızda yer alacak. 

Türkiye'nin geleceği markalarımızda.  Gelin, dünyaya güçlü markalarımızla seslenmek için onları Brandmap ile besleyelim.

© 2026 BrandMap

Takip edin:

  • LinkedIn
  • X
  • Instagram
  • Facebook
  • Youtube

İletişim ve Teslimat:

Hamidiye Mahallesi, Cendere Caddesi, No. 101, Porta Vadi, Daire:25, T1 Blok, Kat:3, Kâğıthane, Istanbul, 34408

bilgi@brandmap.com.tr

bottom of page