top of page

Detay

Kutlama değil hak arayışı: Boyner Grup 8 Mart’ta “Kadınlar Günü Neden Var?” sorusunun peşine düştü



Boyner Grup, 15 yılı aşkın süredir yaptığı iletişim çalışmaları ile Kadınlar Gününü kutlamak yerine, toplumsal cinsiyet eşitsizliğe dikkat çekiyor. Bu seneki kampanyasında ise izleyiciyi bir yüzleşme ile baş başa bırakıyor.


Boyner Grup, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için dijital platformlarda yayınladığı filmiyle bu kez zihinleri sorgulayark “Kadınlar Günü Neden Var?” sorusuyla gündeme geliyor. Küçük bir kız çocuğunun babasına sorduğu “Kadınlar Günü Neden Var?” sorusu ile başlayan film, bu kez sorunun en önemli paydaşı olan erkek üzerinden bir sorgulamaya gidiyor. Film, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanabilmesi için zihniyet dönüşüm ihtiyacını gözler önüne seriyor.


“Sadece bir kampanya yapmıyoruz, herkesi kendini sorgulamaya davet ediyoruz”

2009 yılından bu yana kadınların maruz kaldığı sorunları yüksek sesle dile getiren kampanyalar gerçekleştirdiklerini belirten Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner, bu yıl en temel soruyu sorma nedenlerini ise şöyle açıklıyor: “Yıllardır kadın cinayetlerinden, iş gücüne katılımdan adaletsizliğe, çocuk yaşta evliliklerden cam tavanlara kadar her sorunu yüksek sesle dile getiriyoruz. Ancak 2026 eşiğinde durup tabloya baktığımızda, toplumsal cinsiyet eşitliğinde hala gidilecek çok mesafe olduğunu görüyoruz. Bu kendimizle yaptığımız dürüst bir muhasebe. Artık kadın erkek eşitliğinin sağlanması için bir zihniyet dönüşümünün başlaması gereken noktadayız. Bu yüzden bugün sadece bir kampanya yapmıyoruz; herkesi kendini sorgulamaya davet ediyoruz” dedi.


“Bizim amacımız o sessizliğin içine sığınan ‘paydaşı’ uyandırmak”

Bu yılki kampanyanın odağına erkeklerin “sessiz paydaşlığını” alan Boyner Grup, filmde eğitimli ve sevgi dolu bir babanın, kızının “Kadınlar Günü neden var?” sorusu karşısında dona kaldığı anları işliyor. Ümit Boyner, filmdeki bu sessizliği şu sözlerle anlatıyor: “Filmdeki baba eğitimli, sevgi dolu, kızının üzerine titreyen bir baba. Ancak en bilgili babanın bile o saf soru karşısında vereceği yanıtı bilememesi, aslında hepimizin sessizliği. Sadece şiddet uygulayan değil, bu tabloya ses çıkarmayıp konforlu alanına çekilen her erkek de bu tıkanıklığın bir parçası. Bizim amacımız suçlu aramak değil, o sessizliğin içine sığınan ‘paydaşı’ uyandırmak. Çünkü bir dönüşüm istiyorsak, bunu erkekler olmadan asla başaramayız.”


Boyner kapalı devre destek sistemiyle çalışanlarının yanında

Ümit Boyner, çalışanların hem iş hem de sosyal yaşamda karşılaştıkları şiddet ve mobbinge karşı kurdukları kapalı devre destek mekanizmasının önemine de değindi. Sistemin altı yıldır başarıyla uygulandığını belirten Boyner, ilk dönemlerde çalışanların şiddet yerine farklı nedenlerle başvurduğunu, ancak zamanla farkındalığın artmasıyla sürecin daha berrak ve hızlı işlemeye başladığını vurguladı. Kurumların eşitlik söylemlerini bu tür somut destek sistemleriyle güçlendirmesi gerektiğini ifade eden Boyner, bu sayede çalışanların genel yaşam kalitesinde ve şiddetle karşılaşma oranlarında ciddi bir rahatlama sağladıklarını paylaştı.



“Kadın hakları mücadelesi sadece kadınların omuzlarında yükselen bir süreç değil” 

Toplantıda Ümit Boyner’e eşlik eden Psikolog Gökhan Çınar ise toplumsal hafızadaki bu ‘dona kalma’ halini şu sözlerle değerlendirdi: “Erkeğin çocukluktan itibaren ‘güçlü kalma’ zorunluluğuyla kuşanmaya başladığı hissizleşme maskesi, zamanla toplumsal eşitsizliği besleyen en büyük konfor alanına dönüşüyor. Oysa kadının maruz kaldığı emek, güven ve temsil eşitsizliğini gerçekten anlamak; erkeğin bu sahte güçten vazgeçip kendi yetersizliğiyle yüzleşebilecek cesareti göstermesiyle mümkün. Kadının özgür olmadığı bir dünyada, erkek de ne yeterli ne de gerçekten değerli. Toplumsal dönüşüm, erkeğin bu adaletsiz terazideki yerini sorgulaması ve sorumluluk alarak gardını indirmesiyle başlayacak. Kadın hakları mücadelesi sadece kadınların omuzlarında yükselen bir süreç değil, erkeklerin de kendi özgürlükleri için sahiplenmesi gereken bir varoluş meselesidir.”


Utanç ve Maskeler ekseninde varoluşsal sorgulama

Çınar, meselenin felsefi ve psikolojik boyutuna inerek varoluşsal utanç kavramına dikkat çekti. Kadın ve erkeğin duyguları işleme biçimindeki temel farklara değinen Çınar, konuşmasında şu tespitlerde bulundu: Aslında hepimiz dünyaya varoluşsal neşemizin yanında, varoluşsal bir utançla geliyoruz. Var olmak, felsefi ve psikanalitik anlamda utanç veren bir deneyimdir ve bu utancı her duygu gibi sağlıklı bir zemin olarak görmeliyiz. Ancak toplumsal roller bu mirası farklı işliyor. Kadın, çocukluğundan itibaren duygularıyla yüzleşmeye ve onları yaşamaya daha elverişli büyütüldüğü için bu utancı olduğu gibi deneyimliyor. Erkek ise üzerine yüklenen 'güçlü ol, çözüm üreten ol' mesajlarıyla bu duyguyu sarsılmaz iktidarına karşı bir tehdit olarak görüyor. Bu yüzden erkek utandığında, o kırılganlığı örtmek için ya öfke maskesini kuşanıyor ya da hissizleşme maskesinin ardına saklanıyor.


Boyner Grup, kampanya ile eş zamanlı olarak hayata geçirdiği kadinlargununedenvar.com platformuyla, 8 Mart’ın bir kutlama değil, aynı zamanda bir hak arayışı olduğunu da çarpıcı verilerle ortaya koyuyor. Platformada Türkiye’deki kadın cinayetlerinden iş gücündeki eşitsizliğe, cam tavanlardan hukuki engellere kadar toplumsal hafızayı diri tutan veriler yer alıyor.


 

Künye:

Reklamveren: Boyner Grup

Reklamveren Yetkilileri: Selen Tokcan Hacaloğlu, Didem Öztekin Taş

Yaratıcı Başkan: Arda Erdik

Ajans Başkan Yardımcısı: Başar Bellisan

Yönetici Yaratıcı Yönetmen: Güldeniz Şeşen Bilginer

Yaratıcı Yönetmenler: Kaan Birkes, Ali Harun Sevinç

Yaratıcı Grup Başkanları: Damlasu Demirtaş, Sinem Kaya

Yaratıcı Grup: Berfi Kıdemli, Canberk Tokay, Eren Şahin, Berke Özübek, Can Ateş, Derya Bolluk

Müşteri İlişkileri Direktörü: Pelin Önal

Müşteri Grup Direktörü: Dilâra Ergün

Müşteri İlişkileri: Nazlı Polat, Gökşen Gökoğlu, Burcu Köse

CSO: Ceren Şehitoğlu

Stratejik Planlama Direktörü: Seren Pala

Strateji Group Head: Kaan ArslanDijital Prodüktör: Cenk Hobaplı

Ajans Yönetici Prodüktörü: Ümit Bak

Ajans Prodüktörleri: Ceyda Kaya

Prodüksiyon Şirketi: Luma Studio

Yönetmen: Arda Erdik

Yapımcı: Levend Çağıl

Uygulayıcı Yapımcı: Volkan Orpak, Berna Çepni Uçar

DOP: Serkan Güler

Müzik: 25m2

Post: Luma Studio

İletişim Ajansı: Momentum İletişim ve Paydaş İlişkileri Yönetimi 

 

Yorumlar


Brandmap_logoT_edited.png

İş Dünyası Bilgi Paylaşım ve
Marka Yönetimi Platformu

10 yıldır iş dünyasında Marka Yönetimi Bilgi Paylaşım Platformu olarak sizlerle birlikteyiz. Brandmap basılı ve çevrimiçi olarak iki aylık süreli yayın şeklinde sizlerle buluşmaya devam ediyor.

Brandmap 2025 yılından itibaren akademik marka ve iş dünyası kitapları olarak da kitaplığınızda yer alacak. 

Türkiye'nin geleceği markalarımızda.  Gelin, dünyaya güçlü markalarımızla seslenmek için onları Brandmap ile besleyelim.

© 2026 BrandMap

Takip edin:

  • LinkedIn
  • X
  • Instagram
  • Facebook
  • Youtube

İletişim ve Teslimat:

Hamidiye Mahallesi, Cendere Caddesi, No. 101, Porta Vadi, Daire:25, T1 Blok, Kat:3, Kâğıthane, Istanbul, 34408

bilgi@brandmap.com.tr

bottom of page