Kazdağları’nın mirasını dünyaya taşıyan Nermin Hanım Zeytinliği ihracat odaklı büyüyor

Tarım-sanayi entegrasyonu, sürdürülebilir üretim ilkeleri ve kadın istihdamıyla zeytinyağı sektöründe kendine özgü bir kulvar açan Nermin Hanım Zeytinliği, Kazdağları eteklerinde düzenlediği Hasat Şenliği ile 2026-2027 zeytin sezonunu karşıladı. 2012 yılında 52 dönümlük bir alanda başlayan yolculuk, bugün Havran, Ayvalık ve Altınoluk hattında 4 bin 200 dönümlük dev bir üretim sistemine dönüşmüş durumda.
Türkiye zeytin sektörü, 2026-2027 sezonuna bölge genelinde hakim olan “var yılı” rekoltesinin getirdiği büyük bir hareketlilikle giriyor. Sektör temsilcilerinin değerlendirmelerine göre ulusal düzeyde 450 ila 500 bin ton arasında zeytinyağı, 750 ila 800 bin ton civarında ise sofralık zeytin üretimi öngörülüyor. Bölgesel ölçekte ise Balıkesir genelinde yaklaşık 40 bin tonluk zeytinyağı rekoltesi bekleniyor. Üretim hacmindeki bu kayda değer artış pazarda geniş bir alan yaratırken; üreticiler yükselen operasyonel maliyetler, işçilik giderleri, küresel pazar dinamikleri ve kalite odaklı süreç yönetimi ekseninde stratejik kararlar alıyor. Sektörün geçirdiği bu niteliksel dönüşümün ve yerel ölçekten uluslararası marka olma yolculuğunun dikkat çeken örneklerinden birini ise Edremit Körfezi’nin özel coğrafyasında faaliyet gösteren Nermin Hanım Zeytinliği oluşturuyor.
Kurumsal kariyerden doğal üretime
Nermin Hanım Zeytinliği’nin temelleri, kurucu Nermin Gelbal Gökduman’ın 2012 yılında İstanbul’daki kurumsal yöneticilik kariyerini geride bırakarak Havran’da 52 dönümlük küçük bir zeytinlik satın almasıyla atıldı. Katkısız, yüksek kalitede zeytinyağı üretme gayesiyle yola çıktıklarını belirten Gökduman, bu dönüşümü şu sözlerle aktarıyor: “İstanbul’daki kurumsal hayatımı bırakıp hobi olarak zeytinyağı üretmeye başladım. Çeşitli eğitimler aldım ve edindiğim bilgileri ilk bahçemde uyguladım. Disiplinli çalışma, verilen emek, sabır ve özellikle çocuklarımın yiyebileceği en yüksek kalitede zeytinyağını üretme arzum, beni bugün o küçük bahçeden dünyaya zeytinyağı ihraç eden bir noktaya taşıdı.”
2012 yılından bu yana toplam 8 milyon dolarlık yatırıma imza atan Nermin Hanım Zeytinliği, stratejik adımlarla 2014 yılında ambalaj ve dolum hatlarını devreye alarak markalaşma sürecini hızlandırdı; 2015’te kurulan e-ticaret altyapısı ise doğrudan tüketiciye erişimin önünü açtı. Markanın üretim felsefesinde asıl niteliksel sıçrama, 2019 yılında hayata geçirilen entegre sıkım tesisinin faaliyete başlamasıyla gerçekleşti. Bugün gelinen noktada işletme, 60 bin ağaç varlığıyla yıllık 300 ton sızma zeytinyağı ve 200 ton sofralık zeytin üretim kapasitesine sahip bulunuyor.
Sezon beklentilerini değerlendiren Nermin Gelbal Gökduman şu ifadeleri kullanıyor:
“2026-2027 sezonunun bölgemiz açısından verimli bir sezon olmasını bekliyoruz. Nermin Hanım Zeytinliği olarak kendi üretimimizde 300 ton zeytinyağı, 200 ton sofralık seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada üretim kapasitemizi artırırken, premium segmentteki konumumuzu ve uluslararası pazarlardaki varlığımızı da güçlendirmeye odaklanıyoruz. Önümüzdeki dönemde özellikle Amerika ve Japonya pazarlarındaki çalışmalarımızı artırırken, mevcut ihracat pazarlarımızdaki hacmimizi büyütmeyi hedefliyoruz.”
Kendi üretmedikleri hiçbir zeytinyağını şişelemiyorlar
Markanın işletme modelinin en belirgin kuralı, kendi fabrikalarında üretmedikleri hiçbir zeytinyağını şişelememek üzerine kurulu. Ürün kalitesini ve izlenebilirliği tam anlamıyla kontrol altında tutabilmek amacıyla dışarıdan fason sıkım kabul edilmediği gibi başka üreticilerden veya tesislerden temin edilen zeytinyağlarının dolumuna da izin verilmiyor. Markanın kendi denetimindeki bahçelerden toplanan erken hasat zeytinler, meyveye zarar vermeyen tekniklerle işlenmek üzere en geç 4 ila 6 saat içerisinde soğuk sıkım ünitesine ulaştırılıyor.
Zeytinyağında verimi artırmak amacıyla sektörde zaman zaman başvurulan ticari kimyasal enzim kullanımından kaçınılan tesiste, ürünün doğal polifenol değerlerini ve aromatik yapısını korumak ön planda tutuluyor. Kaliteyi düşüren üç temel etken olan ışık, ısı ve hava temasını kesmek amacıyla ürünler 18 derece sıcaklıkta iklimlendirilen paslanmaz çelik tanklarda muhafaza ediliyor. Dolum ve ambalajlama işlemleri ise stoklu depolama yerine, müşteriden sipariş geldikçe taze olarak gerçekleştiriliyor.

Toplam çalışan gücünün yüzde 55’i kadınlardan oluşuyor
Sadece tarımsal üretimle sınırlı kalmayıp bölgesel ekonomik ve sosyal kalkınmayı da odağına alan marka, kapsayıcı bir ekosistem kurguluyor. 60 kadrolu çalışanın yanı sıra hasat döneminde yaklaşık 350 mevsimlik işçiye istihdam sağlanan işletmede, toplam çalışan gücünün yüzde 55’ini kadınlar oluşturuyor. İlk günlerde karşılaştıkları önyargılara rağmen yatırımlarını sürdürdüklerini belirtirken yerel kalkınmanın kültürel boyutuna dikkat çeken Gökduman, şu değerlendirmede bulunuyor: “İlk günlerdeki önyargılara rağmen kurduğumuz entegre tesis ve markalaşma yatırımlarıyla diğer çiftçilere örnek ve cesaret olduk. Yerel kalkınma sadece istihdamdan değil, kültürün ve yerel gastronomimizin yaşatılmasından geçiyor.”
Çevresel sürdürülebilirlik tarafında ise tesisin enerji ihtiyacı güneş enerjisi sistemleri ile karşılanıyor. Damla sulama altyapısıyla su kaynakları korunurken, üretimde çıkan prina ise biyoenerji ve yağ üretimi için ilgili tesislere yönlendirilerek döngüsel tarım modeli tamamlanıyor. Yerelde kurulan bu niteliksel ve sürdürülebilir üretim altyapısı, markanın uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün de temelini oluşturuyor.
Küresel büyüme stratejisi “üretim, marka ve globalleşme” ekseninde şekilleniyor
Kazdağları’nın eteklerinden başlayan üretim yolculuğunu uluslararası pazarlara taşımaya odaklanan Nermin Hanım Zeytinliği; ABD, Hollanda ve Kore başta olmak üzere farklı ülkelere ihracat gerçekleştiriyor. New York, Tokyo, Londra ve İtalya gibi prestijli yarışmalarda kazanılan 100’den fazla madalya ile küresel pazarda öne çıkan marka; üretim, marka ve globalleşme olmak üzere üç ana büyüme alanı üzerine odaklanıyor.
Bu vizyon doğrultusunda 2026 sonu itibarıyla toplam üretimin yüzde 25 ila 30’luk oranını ihracata yönlendirmeyi hedefleyen şirket, dijital kanallara ve yapay zeka altyapılarına yaptığı yatırımlarla marka bilinirliğini artırıyor. Amerika pazarında kurumsal büyümesini hızlandırmak amacıyla hayata geçirilen nerminoliveoil.com üzerinden B2C ve B2B satış ağını genişleten marka; Avrupa, Körfez ve Uzak Doğu açılımını destekleyecek stratejik bir merkez inşa ediyor. Globalleşme hamleleri kapsamında önümüzdeki iki yılda Amerika ve Japonya pazarındaki varlığını daha da güçlendirecek olan Nermin Hanım Zeytinliği, 2027 yılında düzenlenecek uluslararası fuarlarda yer alarak Türk zeytinyağını dünya sahnesinde premium bir değer olarak konumlandırmayı sürdürüyor.

16 bini aşan katılımla Edremit’te dünya zeytinyağı tadım rekoru kırıldı
Balıkesir’in Edremit ilçesinde bu yıl 3’üncüsü gerçekleştirilen Edremit Zeytinyağı Tadım Festivali (FestOlive), uluslararası ölçekte tarihi bir başarıya ev sahipliği yaptı. Festival kapsamında düzenlenen etkinlikte 16 bin 2 kişinin katılımıyla “En Büyük Zeytinyağı Tadım Etkinliği” alanında yeni bir Guinness Dünya Rekoru’na imza atıldı. Güre Sahili’ndeki festival alanında kırılan bu rekorla, 2009 yılında İspanya’nın Jaen kentinde 12 bin 909 kişiyle elde edilen önceki rekor da geride bırakılmış oldu.
Guinness World Records hakemi Hannah Spiers tarafından sahada tescillenen rekorun ardından resmi sertifika, Edremit Ticaret Odası (ETO) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin’e takdim edildi. Edremit Körfezi’nin zeytinyağı kültürünü ve gastronomik potansiyelini küresel ölçekte tescilleyen bu sembolik başarı, bölge zeytinciliğinin uluslararası görünürlüğüne de önemli bir katkı sağladı.







Yorumlar