KAGİDER’in her 1 TL’lik yatırımı, topluma 4,80 TL değer kattı
- Tuğçe Gülırmak

- 13 saat önce
- 4 dakikada okunur

2002 yılında 37 cesur kadın girişimcinin attığı güçlü bir adımla temelleri atılan KAGİDER, bugün 500’ü aşkın üyesiyle Türkiye’nin en köklü ve etkili sivil toplum yapılarından biri olarak kadın girişimciliğine yön vermeye devam ediyor. Derneğin son 5 yıllık toplumsal fayda kapasitesini ölçümleyen “Yatırımın Sosyal Getirisi Etki ve Nitel Araştırma Raporu”, kadınların hayatında yaratılan kalıcı dönüşümü çarpıcı verilerle ortaya koydu.
Kadın girişimcilerin iş dünyasındaki konumlarını güçlendirmek ve sürdürülebilir başarılar elde etmelerini sağlamak amacıyla yürüttüğü çalışmalarına hız kesmeden devam eden KAGİDER, yarattığı etkiyi somut verilerle belgeledi. Farklı sektörlerden kadın girişimcileri aynı çatı altında buluşturan dernek, birlikte güçlenen bir ekosistem olarak yarattığı katma değeri “Yatırımın Sosyal Getirisi Etki ve Nitel Araştırma Raporu” ile kamuoyuna sundu.
KAGİDER’in 2020-2025 dönemini kapsayan faaliyetlerini, dünyada en yaygın kabul gören etki analizi çerçevesi olan “Yatırımın Sosyal Getirisi” (SROI) yöntemiyle inceleyen rapor, çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre, derneğin projelerine yapılan her 1 TL’lik yatırım, paydaşlar nezdinde 4,80 TL değerinde sosyal fayda üretti.
“Bu rapor geleceğimizin pusulasıdır”
KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, araştırma raporunun geleceğe ışık tuttuğunu belirterek; “Bu rapor, sadece geçmişimizin bir özeti değil, geleceğimizin de pusulasıdır. Yatırımın Sosyal Getirisi oranımızın 1:4,80 çıkması, toplumsal fayda üretme kapasitemizin ne kadar yüksek olduğunu kanıtlarken; kadınların hayatındaki o ‘cesaret’ ve ‘aidiyet’ duygusunu görmek bizler için en büyük başarı ödülüdür. Çarpan etkimizi Anadolu’nun her köşesine yayarak büyütmeye devam edeceğiz” dedi.

“Önümüzdeki dönemde Anadolu odaklı kapsayıcı stratejilere ağırlık vereceğiz”
Bezircioğlu, çalışmanın yalnızca etkiyi ölçen bir analiz değil, aynı zamanda derneğin güçlü yönleriyle birlikte gelişim alanlarını da bütüncül ve samimi bir biçimde ortaya koyan stratejik bir yol haritası sunduğunu ifade ederek, “Dernek olarak, önümüzdeki dönemde Anadolu odaklı kapsayıcı stratejilere ağırlık vermeyi, kurumsal hafızayı dijital bir kütüphane aracılığıyla arşivleyerek bilginin sürdürülebilirliğini sağlamayı, farklı iş alanlarında kadın girişimciliğine alan açmayı ve teknoloji-yapay zeka odaklı içeriklerle kadınları güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda kamu/özel sektör iştiraklere ve tüm paydaşlara kapımız açıktır” diye konuştu.
Bezircioğlu, daha kapsayıcı bir iletişim dilini merkeze alacaklarını, Anadolu odaklı stratejileri derinleştireceklerini ve mikro topluluklar üzerinden etkileşimi süreklilik kazanacak şekilde yapılandıracaklarını söyledi. Düzenli geri bildirim ve takip mekanizmalarıyla projelerin sahadaki etkisini daha yakından izlemeyi hedeflediklerini ifade etti. Kurumsal hafızanın korunması, bilginin sürekliliğinin sağlanması ve stratejik yetenek yönetiminin önümüzdeki dönemin temel yapı taşları arasında yer aldığını vurgulayan Bezircioğlu, bu sistematik yaklaşımın KAGİDER’in mevcut etki alanını genişletirken kadınların güçlenmesine yönelik daha kalıcı, yaygın ve ölçülebilir bir dönüşüm yaratacağını söyledi.
Anadolu’da güçlü bir girişimcilik potansiyeli var
Türkiye’nin her ilinde farklı ve dikkat çekici sektörlerde kadın girişimcilerin yükseldiğini belirten KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, girişimci profilindeki sektörel değişime de dikkat çekti. Mevcut tabloda kadınların ağırlıklı olarak hizmet, gıda, ticaret ve perakende sektörlerinde yoğunlaştığını ifade eden Bezircioğlu; “Geleneksel sektörlerin yanı sıra savunma sanayii, enerji, otomasyon ve dijital teknoloji alanlarında da kadın girişimci sayısının hızla arttığını görüyoruz. Özellikle pandemi süreci, bilgiye ulaşmanın yollarını ve fırsat eşitliğini hepimize öğretti. COVID-19 sonrası dönemde, teknoloji ve dijitalleşme odaklı girişimlerin Türkiye’nin dört bir yanına yayıldığına şahit oluyoruz” dedi.
Anadolu’daki girişimcilik yapısına da değinen Esra Bezircioğlu, bölgedeki kadın girişimcilerin önemli bir kısmının aile şirketlerinden gelerek yönetimi devralan isimlerden oluştuğunu, bu yapıların da ekosistemin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.
Değişim üç farkı boyutu
KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi Gülin Yücel ise araştırma raporunun ayrıntılarını paylaştı. Raporda, KAGİDER’in yarattığı etkinin paydaşların hayatında profesyonel, sosyal ve duygusal değişim olmak üzere üç ana başlıkta yaşanan dönüşümü ortaya koyuyor.
Profesyonel Değişim, kadın girişimcilerin iş süreçlerini daha bilinçli yönetmeye ve stratejik düşünmeye başladığını; KAGİDER’den alınan destek ve eğitimlerin girişimciler için bir “onay ve güven kaynağı” haline geldiğini söylüyor. Sosyal Değişim, benzer süreçlerden geçen kadınlarla kurulan temasın girişimcilikte sıklıkla hissedilen yalnızlık hissini azalttığını; KAGİDER ile ilişkili olmanın hem bireysel hem de kurumsal düzeyde prestij ve itibar artışı sağladığını vurguluyor. Duygusal Değişim, derneğin dokunduğu kadınlarda özgüven ve cesaretin arttığını; bu süreçte "ben de yapabilirim" inancının en belirgin dönüşüm olarak öne çıktığını ifade ediyor.
Farklı paydaş gruplarına etkiler
Gülin Yücel araştırmanın, KAGİDER’in farklı paydaş grupları üzerindeki özgün etkilerini de aktardı:
Genç Kadınlar: “Geleceğin Kadın Liderleri” (GKL) gibi projelerle gençlerde “sen yeterlisin” farkındalığının oluşturulduğunu; bu sayede gençlerin iş dünyasına dair güçlü bir özgüven kazandığını gösteriyor.
Girişimci Kadınlar: Özellikle Anadolu’dan katılan kadınlarda vizyon genişlemesi sağlandığını; bu değişimin işlerini büyütme noktasında temel bir motivasyon kaynağına dönüştüğünü ortaya koyuyor.
Kurumsal Partnerler: Fırsat Eşitliği Modeli (FEM) sertifikası alan şirketlerde toplumsal cinsiyet eşitliği uygulamalarının görünürlük kazandığını; KAGİDER ile yapılan iş birliklerinin kurum içi kültürün dönüşmesine doğrudan katkı sağladığını vurguluyor.
KAGİDER, aynı zamanda yüksek itibara sahip bir sivil toplum markası
Araştırmanın, KAGİDER’in dışarıdan bakıldığında güçlü, profesyonel ve yüksek itibara sahip bir sivil toplum markası olarak algılandığını ortaya koyduğunu belirten KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi Gülin Yücel dernekle temas kuran paydaşlar açısından ise samimi, destekleyici ve güven veren bir topluluk deneyimi sunduğunu söyledi. İlk başta “ben nasıl KAGİDER’in parçası olabilirim” çekincesinin, KAGİDER projelerine dahil olundukça hızla değiştiğini; güçlü bir aidiyet, destek ve dayanışma duygusunun öne çıktığını ve katılımcıların süreç boyunca son derece olumlu deneyimler yaşadığını vurguladı. Bu tespitlerin, erişilebilirlik, kapsayıcılık ve proje sürekliliği alanlarında önemli bir gelişim potansiyeline işaret ettiğini ifade etti.











Yorumlar