AÇEV’den çarpıcı çağrı: Erken çocukluk destekleri bir iklim eylemidir

Aşırı sıcaklar, seller ve kuraklık gibi iklim krizinin getirdiği çevresel felaketler, tüm dünyada çocukların sağlığını, gelişimini ve ailelerin yaşam koşullarını etkiliyor. Sosyoekonomik imkânları kısıtlı çocuklar bu derinleşen eşitsizliklerle çok daha erken yaşlarda karşı karşıya kalıyor. Bu tablo, erken çocukluk döneminde nitelikli bakım, eğitim ve aile destek hizmetlerine yapılan yatırımların önemini artırıyor.
1993 yılından bu yana yaklaşık bir buçuk milyon çocuğa, anne babaya ve kadına ulaşan, programlarını sahada uygulamak üzere 15 bin gönüllü eğitimci yetiştiren Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), erken çocukluk döneminde sağlanan nitelikli bakım ve eğitim hizmetlerinin iklim krizine karşı toplumsal dayanıklılığı artırdığını vurguladı. Vakıf, erken çocukluk gelişiminin uluslararası iklim politikalarında ve finansman mekanizmalarında öncelikli alanlardan biri olarak kabul edilmesi için çağrıda bulundu.
Deprem bölgesindeki programlara yatırılan her 1 lira 6,82 liralık sosyal değer yaratıyor
AÇEV'in 6 Şubat depremlerinin ardından Adıyaman, Gaziantep ve Hatay'da kurduğu Çocuk ve Aile Merkezleri, kriz dönemlerinde çocukların ve bakımverenlerin desteklenmesinin önemini ortaya koyan örnekler arasında yer alıyor. Çocuklara güvenli alanlar sunulması, ebeveynlerin güçlendirilmesi ve ailelerin gündelik yaşamlarını yeniden kurmalarına destek olunması, afet sonrası iyileşme süreçlerinin önemli bir parçasını oluşturuyor. AÇEV’in Koç Üniversitesi Sosyal Etki Forumu ile birlikte yürüttüğü sosyal yatırım getirisi analizi, deprem bölgesindeki programlara yatırılan her 1 liranın 6,82 liralık sosyal değer yarattığını gösteriyor.

“Erken yaştaki çocukları desteklemek topluma iklim uyumu ve iklim eylemi olarak geri döner”
33 yıllık saha tecrübesiyle iklim eyleminin sınırlarının genişletilmesi gerektiğini savunan AÇEV Genel Müdürü Nalan Yalçın, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Dünya bugün çoklu krizlerle karşı karşıya ve iklim krizi bunların başında geliyor. Bu küresel kriz toplumdaki eşitsizlikleri derinleştiriyor, özellikle sosyoekonomik koşullar nedeniyle gelişimleri risk altında olan erken yaşlardaki çocukları ve ailelerini etkiliyor. Erken yaşlardaki çocuklara ve ailelerine, gelişimi destekleyen bakım verdiğimizde, iklim krizinin etkilerine karşı daha dayanıklı hale gelirler. Bu yatırım, topluma ve tüm dünyaya iklim uyumu ve iklim eylemi olarak geri döner.”
“Bireyin potansiyelini korumak toplumsal refahı ve sürdürülebilir kalkınmayı destekler”
Erken çocukluk dönemine yapılan yatırımların toplumsal kalkınmadaki rolünü aktaran AÇEV Strateji, Uluslararası Programlar ve Ortaklıklar Direktörü Suna Hanöz-Penney şu noktaya dikkat çekti:
“Dünya genelinde giderek büyüyen kanıta dayalı bilgi birikimi, yaşamın ilk yıllarına ve bu yıllarda bakım veren kişilere yapılan yatırımın çok yüksek bir sosyal yatırım getirisi sağladığını gösteriyor. Erken yaşlardaki çocuklara ve ailelerine gelişimi destekleyen bir bakım sağladığımızda, aslında bireyin potansiyelini koruyoruz ve güçlendiriyoruz. Bunun karşılığını da insani gelişim ve iyi oluş hâli olarak alıyoruz. Bu kazanım, yalnızca bireylerin yaşamıyla sınırlı kalmıyor; toplumsal refahı ve sürdürülebilir kalkınmayı da destekliyor.”
“Küresel ölçekte finansman açığının 80 ila 90 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor”
Maine Üniversitesi Erken Çocukluk Dönemi ve Sürdürülebilir Kalkınma Araştırma Girişimi Kurucusu ve Yale Üniversitesi CHILD Kıdemli Araştırmacısı Dr. Adrian Cerezo da erken çocukluk bakımının sera gazı emisyonlarını net biçimde azaltan bir etki oluşturabileceğini vurguladı:
“Erken yaşlardaki çocuklar ve ailelerine sunduğumuz temel bakım, toplulukları daha dayanıklı kılmak için kanıtlanmış, maliyet-etkin, hemen uygulanabilir bir yöntemdir. Kapsamlı ve iyi finanse edilmiş, gelişimi destekleyen bir bakım paketi, sera gazı emisyonlarını net olarak azaltan bir etki yaratabilir. Ülkelerin çoğu için, özellikle de iklim açısından kırılgan ülkeler için, bu bir irade ya da kanıt meselesi değil. Bu bir finansman meselesi. Küresel ölçekte finansman açığının 80 ila 90 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Bu finansmanla bu programlar iyi finanse edilmiş, kapsamlı, nitelikli, eşitlikçi ve doğru zamanda sunulan programlar hâline gelecektir. İklim müzakerelerinde, erken çocukluk gelişiminin, iklim uyumunun ve iklim risklerinin azaltılmasının temel yapı taşlarından biri olarak tanınmasını teşvik ediyoruz.”
“Bakım Pavilyonu bakımı tüm boyutlarıyla ele alan geniş kapsamlı bir buluşma olacak”
Bu yaklaşımı uluslararası platforma taşımayı hedefleyen AÇEV, Global Alliance for Care (GAC) ev sahipliğinde ve Konyaaltı Belediyesi iş birliğiyle 13-15 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da Bakım Pavilyonu düzenleyecek.
Etkinliğin kapsamına dair bilgi veren AÇEV Kurumsal İşbirlikleri, Savunu ve Babalık Çalışmaları Direktörü Hasan Deniz şu ifadeleri kullandı:
“Bakım Pavilyonu, bakımı tüm boyutlarıyla ele alan geniş kapsamlı bir buluşma olacak. Erken çocukluk bakımından yaşlı ve engelli bakımına, bakımın finansmanından çocuk ve aile dostu şehirlerin tasarımına kadar pek çok başlığı iklim krizi ile birlikte konuşacağız. AÇEV olarak biz de bu geniş tablonun içinde, uzmanlık alanımız olan erken çocukluk ile yer alacağız. Üstelik bu pavilyonu yalnız başımıza değil, güçlü bir iş birliğiyle hayata geçiriyoruz. Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden 50’den fazla ulusal ve uluslararası paydaşı aynı çatı altında buluşturuyor, uluslararası ortaklarımızla güç birliği yapıyoruz.”
Bakımın yalnızca ailelerin sorumluluğu değil; toplumsal eşitlik, sürdürülebilir kalkınma ve iklim krizine karşı dayanıklılık açısından temel bir mesele olduğunun vurgulanacağı buluşmayla, erken çocukluk dönemine yapılan yatırımların küresel ölçekte önceliklendirilmesi hedefleniyor.







Yorumlar