Nestlé Türkiye, 100’den fazla çiftçiyle “Onarıcı Tarım” yolculuğunu başlattı
- Tuğçe Gülırmak

- 1 Tem
- 3 dakikada okunur

Nestlé Türkiye, bu topraklardaki faaliyetlerinin 120. yılında gıda sistemlerinin dayanıklılığını artırma amacıyla onarıcı tarım ve gençlik odaklı yeni projelerini duyurdu. Şirket, bu konudaki yol haritasını ve yürütülen çalışmaları Balıkesir Bandırma’da gerçekleştirdiği “Onarıcı Tarım: Buğdayın İzinde” hasat etkinliğinde paylaştı.
Küresel ölçekte temel ham maddelerinin yüzde 27,6’sını onarıcı tarım yöntemleriyle tedarik eden şirket, bu oranı 2030 yılına kadar yüzde 50’ye çıkarmayı hedefleyerek Türkiye’deki ilk saha uygulamalarını buğday ve mısır üzerinden başlattı.
“Dönüşümün merkezine tarımı, toprağı ve çiftçiyi alıyoruz”
Etkinlik kapsamında paylaşılan verilere göre, Türkiye’de tarım sektörü GSYH’ye yaklaşık yüzde 7 katkı sağlarken, ülke küresel tarımsal üretimde ilk 7 arasında yer alıyor. Ancak iklim değişimi, su stresi ve toprak yorgunluğu gibi çevresel etkenler nedeniyle temel tarım ürünlerinde yüzde 25’e varan verim kaybı riski bulunuyor.
Gıda sistemlerini geleceğe taşırken değer zincirinin bütününde dayanıklı bir model inşa etmenin önemine değinen Nestlé Türkiye CEO’su Leszek Wacirz, konuyla ilgili olarak, “Nestlé olarak, gıda üretiminin geleceğinin tarımsal değer zincirinin tamamında daha dayanıklı, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir yapı kurmaktan geçtiğine inanıyoruz. Bu nedenle dönüşümün merkezine tarımı, toprağı ve çiftçiyi alıyoruz. Onarıcı tarım yaklaşımıyla yalnızca bugünün üretim ihtiyaçlarına yanıt vermeyi değil; toprak sağlığını, biyoçeşitliliğin korunmasını, su kaynaklarını ve çiftçilerin iklim değişikliği karşısındaki dayanıklılığını güçlendirerek gıda sistemlerini uzun vadede güvence altına almayı hedefliyoruz. Global ölçekte 2030’a kadar temel hammaddelerimizin yüzde 50’sini onarıcı tarım uygulayan çiftçilerden tedarik etme hedefimiz doğrultusunda, Türkiye’de yürüttüğümüz Onarıcı Tarım Projesi ile de iklim dirençli, verimli ve gelecek nesiller için daha güçlü bir tarım ekosistemine katkı sunmayı amaçlıyoruz” açıklamasında bulundu.
“Artık daha fazla değil, daha doğru üretmek zorundayız”
Geleneksel üretim modellerinin uzun vadede sürdürülebilir olmadığını belirten Nestlé Türkiye Pazarlama, İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Başak Ünal ise riskler karşısında temel stratejinin değişmesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi: “Yoğun girdiye dayalı, toprağı yoran, su kaynaklarını zorlayan ve biyoçeşitliliği azaltan üretim modelleri uzun vadede sürdürülebilir değil. Toprak sağlığının zayıflaması, organik madde kaybı, su tutma kapasitesinin azalması ve zararlı baskısının artması yarının gıda güvenliğini de etkileyerek bizi bir yol ayrımına getiriyor. Bu nedenle artık ‘daha fazla üretmek’ değil, ‘daha doğru üretmek’ zorundayız. Mısır ve buğdayla başlayan bu yolculuğu, önümüzdeki dönemde şeker pancarı ve süt üretimi gibi farklı değer zincirlerine de taşıyarak etkimizi büyütmeyi amaçlıyoruz.”

2030 yılına kadar 400 çiftçiye ve 2.000 hektarlık uygulama alanına ulaşılacak
Nestlé Türkiye, Onarıcı Tarım Projesi ile buğday, mısır, şeker pancarı ve süt üretimi gibi farklı ürün gruplarında tarladan sofraya uzanan kalıcı bir dönüşüm hedefliyor. Toprağın korunması, su kaynaklarının etkin yönetimi ve biyoçeşitliliğin desteklenmesini amaçlayan projede; örtü bitkileri ekimi, azaltılmış toprak işleme ve entegre mera yönetimi gibi uygulamalarla hem tarımsal verimlilik hem de iklim değişikliğine karşı direnç artırılıyor.
Bu dönüşümün sahada doğru yönetilmesi için çiftçilere eğitim ve teknik danışmanlığın yanı sıra dijital tarım teknolojileri desteği de sunuluyor. Üreticilerin alışkanlıklar veya tahminler yerine gerçek saha verilerine dayalı kararlar alabilmesi adına FieldStation Pro ile sahadaki toprak ve iklim verilerinin anlık takibi yapılıyor. Bununla birlikte PestTrap Air sistemiyle zararlı böcek ve hastalık riskleri uzaktan izlenirken, uydu görüntüleri ve dijital analizler sayesinde tarladaki gelişim farkları ile toprağın besin elementi ihtiyaçları hassas şekilde ortaya konuyor. Bugün Türkiye genelinde 100’den fazla çiftçiyle yaklaşık 500 hektarlık alanda yürütülen çalışmaların, 2030 yılına kadar 400 çiftçiye ve 2.000 hektarlık uygulama alanına ulaştırılması hedefleniyor.
“Genç İşi Tarım” programı ve toplumsal projeler
Nestlé Türkiye, tarımdaki bu dönüşümün devamlılığını sağlamak amacıyla Impact Hub İstanbul iş birliğiyle “Genç İşi Tarım” programını hayata geçirdi. Program; gençleri girişimcilik, teknoloji ve onarıcı tarım alanlarında desteklemeyi amaçlıyor.
Programın yeni nesil vizyonuna değinen Başak Ünal, “Bu dönüşümün kalıcı olması için yalnızca bugünün üretim modellerine değil, tarımın geleceğini şekillendirecek yeni nesillere de yatırım yapıyoruz. Programımızla yeni nesil girişimcilik ekosistemini destekliyor; gençlerin yenilikçi bakış açısını, enerjisini ve üretim gücünü toprağın geleceğiyle buluşturuyoruz” dedi.
Üniversitelerde düzenlenen kampüs buluşmaları ve dijital öğrenme seanslarının ardından, kuluçka aşamasına geçen projelere toplam 1,5 milyon TL hibe desteği sağlanıyor. Beş yıl içinde 20 binden fazla gence ulaşmayı hedefleyen bu çalışmayla, tarımın yenilikçi iş modelleriyle buluşturulması amaçlanıyor.
Şirket tarım odaklı projelerinin yanı sıra, Türkiye’deki 120. faaliyet yılı kapsamında eğitim, gıdaya erişim, sağlık, çevre ve sürdürülebilirlik farkındalığı gibi farklı alanlarda somut adımlar atmayı hedefleyen “120 Bin İyilik Hareketi” çalışmalarını yürütüyor.






Yorumlar