RÖPORTAJ

Sarper Hilmi Suner

Merlin Entertainments Türkiye Genel Müdürü

BrandMap’te, Türkiye’nin ya da dünyanın güçlü markalarından birinin CEO/Genel Müdürü’nü 1 insan 3 portre bölümümüzde ağırlamaya devam ediyoruz. İş dünyası röportajlarından farklı olarak bu bölümümüzde CEO/Genel Müdürleri aile hayatındaki kimlikleri ya da ilgilendikleri hobileri gibi alanlarda da tanımayı hedefliyoruz. BrandMap’in bu ayki 1 insan 3 portre bölümünün konuğu

Merlin Entertainments Türkiye Genel Müdürü Sarper Hilmi Suner.

Genel Müdür Sarper Hilmi Suner nasıl biridir? Merlin Group bünyesindeki yolcuğunuzu da katarak anlatabilir misiniz?

 

Bilkent Üniversitesi, Turizm bölümünün ilk mezunlarından biriyim. Merlin Group’a katılmadan önce uzun süre otel işletmeciliği yaptım; turizm sektöründe çalıştım. Bizim dönemimizdeki trende uygun olarak en alttan başlamamız gerekiyordu. Ben de otelciliğin tüm süreçlerinde bulundum. Farklı bölümlerde Genel Müdürlüğe kadar çıktım. Merlin Group’a girmeden önce de son olarak Norveç’in Cruise Line firmasının otel direktörüydüm. Daha sonra grubun iki gemisinin otel direktörlüğü ve operasyonundan sorumlu oldum. Blackaway de bunlardan biriydi. Bu alanda 5 buçuk yıl çalıştım.

 

Daha sonra Merlin Group’tan bana bir iş teklifi geldi. Avrupa’nın aileye yönelik en büyük eğlence şirketi. Merlin. Dünyada da ikinci sırada. Merlin çok geniş Anglosakson bir firma.

 

Madame Tussauds, London Eye, Legoland Park gibi çok ciddi bir marka porftföyü bulunuyor. 63 milyon kişiye hizmet ediyor. Bulunmadığı tek kıta Antarktika! Yakın zamanda İstanbul Sea Life Akvaryum adıyla Türkiye’ye bir yatırım daha yaptı. 8000 metrekare alana kurulu bir akvaryum. Hemen akabinde Legoland Discovery Center adında çocukların Legolarla oynamalarını sağlayacak bir keşif merkezi açtık. Tabii burada bizim için en önemli şey aile bireylerinin kaynaşmasını sağlamak. Biz sadece buna aracılık ediyoruz. Kısacası biraz eski çocukluk dönemlerimizi yaşatmaya çalışıyoruz. İkisi de Forum İstanbul içerisinde yer alıyor. 28 Kasım’da Madame Tussauds’un 22.’sini İstanbul’a açtık.

 

Geçtiğimiz yıl bizim için çok zor bir yıldı ancak biz şirket olarak istikrarlı bir şekilde yatırımlarımıza devam edip kalmak istiyoruz. Burada büyümek istiyoruz. Şirket kuvvetli, markalar kuvvetli biz de buraya destek vermeye çalışıyoruz. Ama en önemlisi ekip çok iyi. Bir kişiyle başlamıştık; şu an 140’ı aştık.  Olağanüstü genç ve dinamik bir şirketiz. Özellikle Orta Asya ve Rusya’ya açılabilmek için Türkiye çok önemli bir noktada. Geçen yılı sektör olarak çok iyi geçiremedik ama önümüzdeki yıllarda bu açığı kapatacağız.

 

 

Türkiye’de Merlin bünyesindeki hangi markalardan sorumlusunuz?

 

Ben şu anda Türkiye’deki tüm operasyonun başındayım.

 

İş yerinde bir gününüz nasıl geçiyor?

 

Çok yoğun geçiyor. Otelciliğin getirmiş olduğu disiplinle öncelikle eğlence merkezlerimizi gezerim. Ekiple görüşürüm. Günlük raporları değerlendiririz. Önümüzdeki beş yıllık planları değerlendiririz. Markanın Türkiye’deki bilinirliğini artırmak için pazarlama çalışmaları yürütürüz. Kontaklarımıza ya da yeni iş ortaklarımıza Merlin Group’u anlatıyoruz.

 

Bazen Legoland’deki küçük misafirlerimizin atölyelerine konuk oluyorum; onlarla ilgileniyorum. 83 metre ile Avrupa’nın en uzun su altı okyanus tüneli İstanbul Sea Life Akvaryum içerisinde yer alıyor. Burada 15 binden fazla canlı türü bulunuyor. Bunların çok ciddi bakıma ihtiyaçları oluyor haliyle. Onlarla ilgileniyoruz. Şu anda bulunduğumuz Madame Tussauds İstanbul’a da günaşırı gelmeye çalışıyorum. Buradaki figürlerin bakımı misafir memnuniyeti sağlama vs. gibi işlerle uğraşıyoruz.

 

Üç eğlence merkezimizin içinde de ziyaretçilerimizin alışveriş yapabileceği dükkanlar var. İstanbul Sea Life Akvaryum’da deniz canlılarına yönelik oyuncakların satıldığı bölüm; Madame Tussauds’da Oscar figürlerine kadar hediyelikler var. Fotoğraf bölümü var. Aslına bakarsanız çok kompleks bir iş.

 

Türk insanın eğlence sektörüne ve markalarınıza ilgisi nasıl?

 

İlgi çok iyi gidiyor şu an. Markalarımızın hepsi bulunduğu yere katmadeğer sağlayan işler. Madame Tussauds İstanbul, bulunduğu İstiklal caddesine bir artı değer katmıştır. Güzel bir kültürel faaliyet alanı oldu. Burada özel geceler etkinlikler de düzenliyoruz. Buraya ilgi fazla.

 

Öbür taraftan yıllık 20 milyon girişi olan bir AVM’nin içerisinde yer almak da bize büyük avantaj sağlıyor. Keza biz de bir çekim noktası oluşturuyoruz.

 

Merlin ana markası hakkında bilgi verir misiniz? Bu markanın kimlik özellikleri neler? Bu özellikler sizin kendi kimliğinizle örtüşüyor mu?

 

Merlin Group bir İngiliz firması. İşi eğlence yaratmak. Dolayısıyla Merlin’in en önem verdiği şey misafir memnuniyeti. Burada aileler kendilerini hem güvende hissetmeli, hem eğlenmeli hem paylaşımda bulunmalı. Biz bunun için çaba sarf ediyoruz. Ben zaten konaklama sektöründen geldiğim için misafir memnuniyetini sağlamak benim en iyi bildiğim alan. Markanın kişilik özelliklerinden en önemlileri genç ve dinamik olması. Ben de son derece enerjik bir yapıya sahibimdir.

 

Merlin Group’un yakın zamandaki hedefleri neler?

 

Merlin Group şu anda Amerika, Çin ve Uzakdoğu yatırımlarına yoğunlaşmış durumda. Onlar bitince zannediyorum yine yüzlerini bize dönecekler. Son üç yılda üç yatırımın birden Türkiye’de olması muhteşem bir şey. Üstelik bunu ülkede bunca sıkıntı varken yaptılar. Biz ülkemizin istikrarına güveniyoruz. Bu istikrar devam edecek biz de yabancı bir yatırımcı olarak onlara destek vermeye devam edeceğiz. Türkiye çok güzel ve genç bir pazar. Aileye çok önem veren bir Pazar. Biz de aileye ve eğlendirmeye yönelik çalışmalarımıza devam edeceğiz.

 

AŞÇI SARPER HİLMİ SUNER

 

Bize hobiniz olan aşçılıktan bahsedebilir misiniz? Bu hobi nasıl başladı? Yemek yaparken neler hissediyorsunuz?

 

Babaanneme gittiğim zaman içimde hep bir yemek yapma arzusu olurdu. Çünkü o yaparken ben hep izlerdim onu. Turizm sektöründe çalışırken işin mutfak kısmına da profesyonel giriş yaptım. Ben yemek yapmayı sevdiğim gibi yemeği yedirmeyi de seviyorum. Tabii otel mutfakları bambaşka bir hayat çünkü binlerce kişiye yemek yapıyorsunuz.

 

Özellikle Hint mutfağına düşkünüm. Arkadaşlarıma sık sık yemek yaparım. Türk mutfağından sevdiğim yemekler vardır. Lezzetli yemekler yaptığımı söylerler. Profesyonel olarak bu işten para kazanmışlığım da vardır. Fransız mutfağından çok eski reçeteleri denemişliğim var.

 

Size bir anımı da anlatmak isterim. Hiç unutmam bir gün ben komilik yaparken mutfakta iki kasa pırasa vermişlerdi jülyen doğramamız için. Alman bir şefimiz vardı o geldi sonra. Yaptığımız jülyen kesimi beğenmeyip bir kasa pırasayı tüm mutfağa dökmüştü. Sonra hem o düşenleri topladık hem de yeniden pırasaları doğradık. Bu kez istediği gibi.

 

Turizm otelcilik geçmişi ve gemi hayatımda hemen hemen dünyanın pek çok yerini görme fırsatım oldu. Oralara gittiğim zamanda mutlaka mutfaklarını deneyimlemişimdir. Dolayısıyla bu çeşitlilik insanda yüksek bir damak zevki geliştiriyor. En iyisine nasıl ulaşabilirsiniz ona bakıyorsunuz. Bu bir yolculuk; bir anda kazanılmıyor lezzet vermek ve almak.

 

Yemek yapmanın işinize olumlu katkıları oluyor mu? Strateji geliştirmede aşçılığın nasıl faydasını görüyorsunuz?

 

Yemek yapmak kafanızı bir noktadan başka bir noktaya alıyor. Ama bu geçişte durmuyorsunuz ki. Zaman zaman güzel fikirleri yemek yaparken bulduğum oluyor. Bu fikirleri o an yanımda olan peçeteye, havlu kağıda yazmışlığım vardır.

 

 

RÖTİSÖR SARPER HİLMİ SUNER

 

Uzun yıllardır üyesi olduğunuz Chaine des Rotisseurs derneğindeki çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

 

Chaine des Rotisseurs, Rötisörler Zinciri demek. Dünyaca ünlü bir gastronomi derneği. 1200’li yıllarda kurulmuş. Sonra bir ara kaybolmuş ancak 1700’li yıllarda yeniden hayata geçmiş. Türkiye’de 15 yıldır bulunuyor. Özellikle yeni şeflerin ve genç sommeliers yetiştirilmesine öncülük yapan bir dernek. Ben çok eski ve profesyonel üyelerinden biriyim. Derneğe her isteyen üye olamıyor. Belli kriterleri var. Dernek çalışmalarını yürütürken de hem Türkiye’ye hem gastronomi dünyasına katkıda bulunmaya çalışıyorum.

 

Ayrıca Chaîne des Rôtisseurs derneği bünyesinde bulunan ve kar amacı olmayan bir yardım kuruluşu olan A.C.C.R. bünyesinde, yiyecek-içecek konusunda yardım toplayarak bu yardımları dünya üzerinde yaşayan ve gerçekten ihtiyacı olan olanakları kısıtlı kitlelere ulaştırıyoruz.

  • White YouTube Icon
  • White LinkedIn Icon
  • White Facebook Icon
  • White Instagram Icon
  • Twitter Clean

© 2017  BrandMap

Cihangir Mah. Yeni Yuva Sok. No.18 K.2 D.3 Beyoğlu İstanbul 

T.0212 973 7375 

kullanım Koşulları

Güvenlik Ödeme ve Teslimat 

Üyelik Sözleşmesi