RÖPORTAJ

Nedim Özkan

İz İletişim Ajans Başkanı

“Çalışan hakları açısından ‘dünyada tek’iz”

Stajyerlerimiz hariç 26 kadın çalışanımız var. Çalışanlarımızın yarısından fazlası ediyor bu rakam. Ajansımızın en değerli varlığı olarak çalışanlarımızı görüyoruz. Bu bakış bize, dünyada tek örnek olma sıfatını kazandırmış olabilir. Olabilir diyorum, çünkü aksi örneğe rastlamasam da emin değilim. Nedir bu? Kadın çalışanlarımızın, erkek çalışanlara göre bir hak fazlalığı var: “Özel Gün İzni”. Malum, kadınlarımızın bir kısmı regl dönemlerini sıkıntılı geçirir. Biz de o güne izinli olma, mümkünse ‘evden çalışma’ gibi bir hak tanımladık. Bizim bu hakkı tanımlamamızın bir zaman sonrasında İtalyan Parlamentosu kadınların özel günlerinde izinli sayılmaları için yasa tasarısı görüştü. Tüm dünya ajanslarında, medyada yoğun haber olarak görüldü bu tasarı. Ve İtalyan Parlamentosu tasarıyı reddetti. Bu tasarıya kadar ne kadar özel bir uygulama yaptığımızı fark etmemiştim doğrusu. Bir işveren olarak hiç de kolay bir karar olmadığının farkındayım. Her bir çalışana, yılda 13 gün fazladan izin veriyorsunuz. Bunun maliyeti, bizler gibi küçük ekonomilerde oldukça yüksektir. Ayrıca, yeni anne olan arkadaşlarımız için yasal haklarına ek olarak bir ay doğum, bir ay kadar da süt izni tanımladık.

 

Dünya da bunun başka örneğine, en azından ben rastlamadım. Bununla gurur duyuyorum. Hedefimiz “çok çalışılmak istenen ajans” olmak. Yolumuz var, biliyorum. İnancım ise tam. Mutlu çalışanın rekabette bir numaralı fark olduğu benim için açık ve net...

“Yıllar yılı ezik PR’cı algısıyla mücadele ettim”

 

İz İletişim, yedinci yaşını kutluyor. 2010 yılında kurulan ajans, hiç müşteri kaybı yaşamadı. 18’i halka açık 40’tan fazla markaya hizmet eden İz İletişim, kadın çalışanlara “özel gün izni” gibi dünyada ilk olan uygulamalarıyla da dikkat çekiyor. Brand Map’in bu sayısında İz İletişim Ajans Başkanı Nedim Özkan ile görüştük.

 

İz İletişim kaç yılında kuruldu? Faaliyet alanları nedir?

 

İz İletişim 2010 yılında kuruldu. Kuruluş amacı sadece Turkcell’e iletişim danışmanlığı hizmeti vermekti. Dokuz kişilik bir ekiple başladığımız küçük maceramız; bugün 40’ın üzerinde marka ve 15’in üzerinde müşteriye hizmet veren 42 çalışanlı büyük bir ajansa dönüştü. Gururumuz, şu ana kadar, yani yedi yıllık ömrümüzde hiç müşteri kaybı yaşamamış olmak.

 

İz İletişim halkla ilişkiler sektörünün geleneksel tüm faaliyet alanlarında etkin bir şekilde yer alıyor. Özellikle kriz yönetimi konusunda kasları son derece gelişkindir. Bunu sağlayan ise müşteri karakterinin yarattığı deneyimdir. Özellikle yerel basın ve internet medyası için de deneyimli bir geçmişe sahibiz.

 

Müşteri portföyünde yer alan markalar hangileri?

 

İz İletişim olarak 16 çatı şirket altında 42 markaya hizmet veriyoruz. 42 markanın 18’i halka açık şirketlerden oluşuyor. 18 halka açık şirket, Türkiye şartlarında daha sade bir ifadeyle sektör portföyüne bakıldığında ciddi temsildir. Bu sadece gurur duyduğumuz bir olgu olmaktan öte, finansal iletişim konusunda uzmanlaşmamıza da yardımcı olmaktadır. Belirtmek isterim ki Türkiye’de doğan ve uluslararası borsalarda halka açık sadece iki şirket var. Turkcell, NYSE’de; Genel Energy LSE’de işlem görüyor. Bu iki şirket dışında uluslararası borsalarda ülkemizi temsil eden başka şirket yok. Gururla söylüyorum, bu nadide iki şirket de iletişim danışmanı olarak İz İletişim’i tercih etmiştir. Özellikle Turkcell ile kurulduğumuz günden bu yana çalışma başarısı göstermek, şirketimizin becerisinin, azminin bir kanıtıdır. Mercedes, Red Bull, Phillip Morris gibi çok uluslu devler, De Facto gibi gelişen ve her yıl ciddi büyüme yakalayan markalar, OYAK gibi Türkiye’nin iki numaralı sanayi grubu, Aksa gibi alanında dünyanın en büyük fabrikasına sahip Akkök müşterilerimiz arasında yer alıyor.

 

Belirmek isterim ki geldiğimiz noktada sadece ticari işlerimizle değil topluma olan gönül borçlarımıza duyduğumuz hassasiyetle de anılmak istiyoruz. Young Guru Acadmy (YGA), İz İletişim’in toplumsal sorumluluğu olarak markalarımız arasında yer alıyor. Yeni nesillere daha iyi bir gelecek bırakma hayaliyle 2000 yılında kurulan YGA, sosyal bilinçli liderler yetiştiren bir uluslararası STK’dır. Egosu küçük kalbi büyük insanlara kapılarını açan YGA, yarattığı iklimle insanı dönüştürmeye inanır. YGA ile birlikte olmaktan onur duyuyoruz.

 

Bugüne kadar yaptığınız çalışmalar içinde sizi derinden etkileyen çalışmalar hangileri?

 

Ayırt etmek çok güç benim için. Beni tanıyanlar yakinen bilir. En küçük iş en büyük iştir, benim yaşam ilişkimde. Bu nedenle yıldız iş kavramım zayıf. Her işe büyük bir ciddiyetle bakarım. Yine de gönlümüzü alan sosyal işleri de hep çok sevmişimdir. Kardelenler gibi, Her Kızımız Bir Yıldız gibi, Mutluluk Projesi gibi, Turkcell Hayal Ortağım gibi işleri çok sevdiğimi itiraf etmeliyim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sektöre yıllarını vermiş bir ajans sahibi olarak halkla ilişkilerin bugünkü halini nasıl değerlendiriyorsunuz? Müşteri-PR-Basın üçgeninde yaşanan olumlu ve olumsuz gelişmeler neler? Bu üçgen nasıl yönetilir?

 

Bu tür sorulara, olumsuzluklardan başlamak psikolojik bir ihtiyaç gibi. Meslektaşlarımın söyleşilerine baktığımda da bunu görüyorum. Bana göre her dönemin kendine has sıkıntıları olduğu gibi fırsatları da var. Durumu, Alman felsefesinde ‘zeitgeist’ olarak tanımlanan zamanın ruhu kavramıyla tanımlıyorum ben.  Her dönem kendine özgü. An itibarıyla da meslek alanımızda ‘an’a dair sorunlara sahibiz; tıpkı geçmişte, geçmişin ‘an’ına dair sorunları olduğu gibi. Sorunlardan daha ziyade duruma bakmayı ve durumu tanımlamayı tercih ediyorum.

 

Mesleğimiz dinamik, sürekli değişim içinde. Değişirken, yeterli görmesem de gelişiyoruz. Meslek deneyimimiz her geçen zaman artıyor. Kat üzerine kat koyamıyoruz belki ama standartlarımızın oluşması, insan kaynağımızın çeşitlenmesi gibi alanlarda fena olmayan mesafeler alabiliyoruz. Meslek örgütümüz İDA çaba içinde. Standartlarımızı oluşturmak için, iş ortağımız olan diğer örgütlerle daha etkin ilişkiler kurmak için, insan kaynaklarımızı çeşitlendirmek için gayretler var. Bundan on yıl önce, birkaç şirketimiz dışında uluslararası eğitimli çalışanlarımız neredeyse bir elin parmağı kadardı. Şu anda çok iyi eğitimli gençler işimizi ‘yapılabilir meslekler’ kategorisinde görme eğiliminde. Yeterli mi? Kesinlikle yeterli değil. Çok daha fazla mesafe kat etmeliyiz. Sahada sıkı sıkıya, kıran kırana mücadele ettiğimiz rakiplerimiz ile ‘birlikte başarmayı’  başarmalıyız.

 

Toparlamam gerekirse şöyle yanıtlayacağım sorunuzu: Sorunlarımız neler? Fiyat ile rekabet etme geleneği, meslek standartlarının / ilkelerinin oturmaması, insan kaynağı yetersizliği, ölçek ekonomisi yaratamamak, karsızlık, vs... Çok şey söyleyebilirim. Ben sorun konuşmaktan çok, odaklanmak ve çözüm üretmek üzerine eylemlerde bulunmayı benimsiyorum. İz İletişim’in başarısında bu anlayışın payı önemlidir. Gelişmeye inanan biri olarak sorun konuşmayacağım. Hayal kuracağım. Hayalim, yaptığımız işin, bir ‘meslek’ olması. Çok uzak değiliz, lakin yolumuz var. Yıllar yılı “ezik PR’cı” algısıyla mücadele ettim. Basında tutunamamış, talihsizlikler yaşamış gazetecilerin kerhen yaptığı iş algısıyla mücadele ettim. İş görüşmesi yaptığım her arkadaşımda şunu ölçtüm: “iletişimi” nasıl görüyor; bir meslek gibi mi görüyor, geçimini sağlayacağı bir zorunlu iş olarak mı görüyor. Teknik yeterliliği gelişkin dahi olsa, kerhen yapılacak iş motivasyonuna sahipse, derhal ilişkimi kestim, iş görüşmesine son verdim.

 

Mesleğine sevdalı biri olarak, bu sektörü temsil eden tüm arkadaşlarımın ve meslek örgütlerimizin bir numaralı önceliğinin ‘halkla ilişkiler mesleğinin’ itibarını yükseltmek olması gerektiğini görüyorum. Ne medyanın algıladığı gibi “ezik PR”cıyız, ne müşterilerimizin algıladığı gibi “ajans işte”yiz. Harika bir iş yapıyoruz. İnsan imajını belirlemek gibi “çağın yegane ihtiyacı” üzerine kafa yoruyoruz. Müşterilerimiz için ortak, medya için haber kaynağıyız. Halkla ilişkileri harika bir mesleğe devşirmek için her rakibimle işbirliğine hazırım.

 

Bir markanın iletişimini yönetirken en çok zorlandığınız konular neler? Zorlukları aşmada tavsiyeleriniz neler?

 

Her bir markanın kendine özgülüğü var. Hatta markaların kendi konuları içinde de kendine özgülüğü var. Bu nedenle tek bir zorluktan bahsedemem. Ben, kendi şirketimde zorlukları aşmanın yolu olarak insan kaynağının sürekliliğine ve gelişim mecburiyetine inanıyorum. İz İletişim, çalışanlarının meslek gelişimlerini / eğitimlerini önemseyerek, çalışanına değer vererek zorluklarla baş edebilmeyi becerdi, yedi yıldır. Sektörün de insan kaynağı yatırımları ile zorluklarla baş edeceğine inancım tam.

  • White YouTube Icon
  • White LinkedIn Icon
  • White Facebook Icon
  • White Instagram Icon
  • Twitter Clean

© 2017  BrandMap

Cihangir Mah. Yeni Yuva Sok. No.18 K.2 D.3 Beyoğlu İstanbul 

T.0212 973 7375 

kullanım Koşulları

Güvenlik Ödeme ve Teslimat 

Üyelik Sözleşmesi