RÖPORTAJ

SOUQ Karaköy Yaprak Aras

Souq Karaköy bir model. Bir iş modeli. Çok katlı mağazacılık ya da departman mağazacılığının farklı bir versiyonu gibi görünse de aslında, yeni bir iş modeli.

 

Çok sayıda markayı belli bir konsept çerçevesinde bir araya getiren ve ilgili kitlelerle keşif temelinde buluşturan, hatta tüm içeriği ile bir marka deneyimi yaşatan yeni bir iş modeli. Bu yeni iş modelini oluşturan ve ekonominin çok da iyi gitmediği bir dönemde cesurca hayata geçiren Yaprak Aras anlattı…

Soup Karaköy 2014’te başladı. Nasıl?

Souq aslında tamamen ihtiyaçtan, maddi ihtiyaçtan doğdu ve kendi doğal akışında değişerek gelişti. Ek gelir için kendi kıyafetlerimi satmaya karar verdiğimde bunu, yakın arkadaşım Ece’ye (Sükan) söyledim. Onun vintage koleksiyonunu da katarak bunu yapmaya, ama mekanın kirasını çıkarabilmek için tasarımcı arkadaşlarımızı da davet etmeye karar verdik. Keza katılım bedellerini de kendileri belirlediler. Tam İstanbul Fashion Week zamanıydı. Antrepolara yakınlığından dolayı Souq’u bir yan etkinlik, defileler arasında mola verilecek, alışveriş de yapılacak bir mekan olarak kurguladık. Karaköy Junk Souq’u bir lounge gibi dekore etti, Komodor yemekleri, Analog Kültür de müziklerimizi sağladı. Mavi, MAC ve Intimissimi gibi sevdiğimiz ve ne yapmak istediğimizi hemen anlayacak vizyonda birkaç marka daha katıldı. Aslında tek bir etkinlik gibi düşünmüştük ama sonra hem biz çok sevdik, hem de gelenlerin ve katılımcıların yorumları üzerine devam ettirmeye karar verdik.

Souq’un doğal akışında gelişmesinin bir nedeni ihtiyaçtan ortaya çıkması ve hep ihtiyaçlara göre şekillenmesi. Bir diğer önemli unsur da mekan. Souq’un bulunduğu yer, yani Külah, arkadaşlarımıza aitti. Onlardan kiralayarak yaptık. Külah gibi bir mekan olmasa bu fikir aklıma gelmeyebilirdi. 

 

Hedef kitleyi ve onlarla buluşacak markaları tamamen siz belirliyorsunuz. Buna nasıl karar veriyorsunuz?

Sanırım gazetecilik/dergicilik geçmişimden dolayı kurgulamayı, edit etmeyi, temalar içinde çalışmayı seviyorum. Gazete ve dergilerde çalışırken de hep yeni şeyleri, yeni tasarımcıları, iş fikirlerini araştırır, onları konu etmeyi severdim. Hatta bunun için Londra’da coolhunting kursu aldım, birkaç sene boyunca gazetede Trendometre adlı bir köşe ve aynı adlı blogunu yazdım. Şimdi de yine aynı şekilde düşünüyorum. Hikayesi olan, işini aşkla/tutkuyla yapan, yeni, öncü, zevkli, farklı isim, marka ve işfikirlerini aynı heyecanla araştırıp Souq’a davet ediyoruz. Katılım için çok fazla talep alıyoruz. Elbette aralarından farklı, güzel şeyler de çıkıyor ama daha çok kendimiz bulup davet etmeyi tercih ediyoruz.

 

Soup Karaköy iş modelinde ekonomik yapı nasıl oluşuyor ve paylaşım nasıl yapılıyor?

Katılımcılardan belirli bir katılım bedeli alıyoruz.

 

Souq Karaköy bir deneyimsel marka yapısında. Kitlelere sunduğunuz deneyimler, farklılıklar neler?

Bunu onlara sormak lazım ama bence sanırım, samimiyet. Bir şey olmaya, bir şeymiş gibi yapmaya çalışmıyoruz. Zorlama hiçbir şey yok. Ve farklı, sürprizli bir alışveriş deneyimi: İnsanlar kocaman bir deponun içinde lüks markaları, sevdikleri tasarımcıları görünce şaşırıyor. Titizlikle dekore edilmiş, katılımcıların kendi dünyalarını yansıttıkları standlar hep çok güzel oluyor. En büyük motivasyonumuz, Souq’a ilk kez gelenlerin, içeriyi ilk kez görenlerin şaşkınlık ve beğenisi.

Ayrıca gelenler, satın aldıkları, keşfettikleri şeylerin hikayelerini, tasarımcılarını tanıyor, ilişki kuruyorlar. Souq’un bütün katılımcılarını titizlikle seçiyoruz. Bu işe beklentisiz başladığımız için sponsor da aramıyoruz. Souq’un ruhuna uymayan markaları, önerilen yüksek meblağlara rağmen almıyoruz. Yan yana gelecek isimlere de dikkat ediyoruz. Burda ise belirli kıstaslardan ziyade içgüdülerimize dayanarak hareket ediyoruz. Bu güne kadar yanıldığımız da çok olmadı. Kafamıza göre iş yapıyoruz, insanlar şunu ister, burada bu satardan ziyade biz ne görmek veya almak isterdik, bizi ne heyecanlandırıyor ona bakıyoruz.  Souq’u Alican Tezer’le beraber yapıyoruz. Kurumsal kimliğinden görsel tasarımına kadar kreatif her şeyde onun imzası var. Katılımcılara da beraber karar veriyoruz.

 

Kolektif bir yapı sergileyen Souq Karaköy gerek katılımcıları ve gerekse ziyaretçileri tarafından hızla benimsendi ve sahiplenildi. Bunun nedeni sizce nedir?

Katılımcılar, hem satışlarından hem de ziyaretçilerin tepkilerinden ve Souq’tan çıkan yeni işbirliği/B2B’lerden çok memnunlar. Souq’a bugüne kadar katılanların çoğu arkadaşımız/dostumuz oldu. Bir nevi aile gibi. Bizim ruhumuzu anlayanlarla beraber çalışmaya devam ediyoruz. Souq’u yalnızca bir satış platformu olarak görenlerle ise yollarımız hemen ayrılıyor.

Ziyaretçilerin benimseme sebebini ben de bilemiyorum. Sanırım onlara sormak gerek.

 

Souq Karaköy’ün dünyada benzer örnekleri var mı?

Elbette var(dır). Ama her detayına bizim kadar titizleneni, kılı kırk yaranı, her seferinde yepyeni şeyler yapmaya çalışan manyakları henüz yurt dışında dahi görmedim.

Souq Karaköy’ün semt ile bir kimlik bütünleşmesi var. Ama semt de yavaş yavaş değişiyor. Souq Karaköy bu modeli değişimle birlikte farklılaştıracak mı? Souq Karaköy nereye gidiyor?

İlk Souq’larda insanlara Murakıp sokağı anlatabilmek için her yere oklar koyuyorduk. İnsanlar Karaköy sokaklarında kayboluyor, bizi bulamayıp gidiyordu. Etraf bugüne oranla çok tenhaydı. Seviyorduk da öyle olmasını. Şu anda çok hızlı bir değişim var. Hem iyi, hem kötü tabii. Ama biz de en başından beri her şeyi mekan üzerinden kurguladığımız için, öyle yapmaya devam edeceğiz. Ekim-Kasım itibarıyla Souq Dükkan da oluyor. Mahallemizdeki hareketlenme sonucunda, bu kadar güzel bir mekanı 28 gün kapalı tutmanın yazık olduğunu düşündük. Yine ayda bir temalı pazarlar yapacağız. Ama yine Souq ruhu ve kimliğiyle, hafta arası da hep açık olan, bir mağaza olacak.

 

Souq Karaköy gibi bir model geliştirirken önemli noktalar sizce neler olmalı?

Bunun yanıtını inanın bilemiyorum. Çünkü bir model geliştirmeye çalışmadık. Üç-beş tasarımcı bir araya gelince insanların koşa koşa gitmediğini, gitseler bile alışveriş yapmak için can atmadıklarını Souq’a benzer yapılmaya çalışılan işlerden gördük. Biz bildiğimiz, yıllardır yaptığımız işi Souq ile farklı bir mecrada yapıyoruz.

 

Her seferinde yenisini, daha güzelini, eğlencelisini, farklısını yapmaya çabalıyoruz. Sürekli, bitmek bilmez bir araştırma halindeyiz. Ve bunu çok seviyoruz.

 

Yaprak Aras kimdir?

Ankara’da doğdu, Bİlkent Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde okudu. 2004 yılından itibaren sırasıyla Milliyet’te muhabirlik, editörlük/Süper ve Seventeen’de yazı işleri müdürlüğü, Sabah’ta moda editörlüğü, muhabirlik ve köşe yazarlığı, son olarak da Vogue’da konular editörlüğü yaptı. İstanbul Moda Akademisi’nde moda yazarlığı dersleri verdi, Milliyet’te moda ve teknoloji/online mecraların buluşmalarını anlatan Yeni Moda Düzeni adlı bir köşe yazdı. 2014 yılından beri de pazarcılıkla uğraşıyor Souq’un yanı sıra Kanyon’da kurulan pazarlara da danışmanlık veriyor.

 

Souq ne demek?

Souq, Arapça pazar/çarşı anlamına geliyor. Üzerinde çok düşünmedik, bir anda aklımıza geldi ve hepimiz sevdik.   

 

Souq Karaköy’ün temel özellikleri:

Mart 2014’ten beri deneme yanılmayla oluşan çok şey var ama ilk aklıma gelenler:

Souq’ta marka görselliği karmaşası olmuyor, daha doğrusu bize yollanan logoları kendi formatımızda onlara sunuyoruz. Logo kalabalığı istemiyoruz.

Pazarlama etkinliği/tanıtım olmuyor. Souq bir fuar değil, pazar. Katılan herkes mutlaka satış yapıyor.

İlk Souq’tan beri sosyal sorumluluk projelerine, derneklere destek olmaya çalışıyoruz. Her Souq’ta da yeni birini davet ederek öne çıkarmaya çalışıyoruz.

Souq’u yalnızca bir satış platformu olarak görenlerle, enerjimiz tutmayanlarla çalışmıyoruz.

İtibar kaybedeceğimize para kaybetmeyi tercih ediyoruz.  

  • White YouTube Icon
  • White LinkedIn Icon
  • White Facebook Icon
  • White Instagram Icon
  • Twitter Clean

© 2017  BrandMap

Cihangir Mah. Yeni Yuva Sok. No.18 K.2 D.3 Beyoğlu İstanbul 

T.0212 973 7375 

kullanım Koşulları

Güvenlik Ödeme ve Teslimat 

Üyelik Sözleşmesi