RÖPORTAJ

Meral Erdenek Kurdaş / AvivaSA CEO

İNSANLARI BELİRSİZLİK KORKUSUNDAN KURTARMAK

Amacımız Bu...

 

İnsan ömrünün uzamasıyla birlikte, bireylerin emeklilik döneminde geçirecekleri süre de artıyor. Özellikle yaşam standardı beklentisinin en hızlı arttığı OECD ülkelerinden biri olan Türkiye’de ortalama yaşam süresi, emeklilik yaşı ve emekli olarak geçirilecek süreler dikkate alındığında, kişisel ihtiyaçlara uygun bir emeklilik planının yapılması giderek daha hayati bir önem kazanıyor.

2007 yılında Ak Emeklilik ile Aviva Emeklilik ve Hayat’ın birleşmesiyle kurulan AvivaSA, tasarruf bilincini yerleştirmeyi hedefleyen çalışmaları ile Türkiye’de bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün önde gelen şirketlerinden biri olarak dikkat çekiyor. 2014 yılı Kasım ayında halka arz olan şirket, aynı zamanda, Türkiye’de BES başladıktan sonra halka arz olan ilk emeklilik ve hayat sigortası şirketi.

 

AvivaSA Emeklilik ve Hayat CEO’su Meral Eredenk Kurdaş ile AvivaSA’nın dünden bugüne gelişimini ve markanın yeni dönem pazarlama stratejilerini konuştuk.

 

AvivaSA geçtiğimiz yıldan itibaren yeni bir motto ile ilerliyor. Bu nedir ve nasıl oluştu?

 

2007 yılında Ak Emeklilik ve Aviva Emeklilik ve Hayat’ın birleşmesiyle kurulan AvivaSA, bugün itibariyle Türkiye’de bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün önde gelen şirketlerinden biri.  Türkiye’nin en güçlü gruplarından Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. ile 300 yılı aşan köklü bir geçmişe sahip İngiliz sigorta devi Aviva plc.’nin eşit ortaklık ilkesiyle kurulan AvivaSA hisselerinin yüzde 20’lik bölümü ise “AVISA” koduyla Borsa İstanbul’da işlem görüyor. AvivaSA, Türkiye’de bireysel emeklilik sistemi başladıktan sonra halka arz edilen ilk bireysel emeklilik ve hayat sigortası şirketidir.

 

Ortaklarımızdan Aviva, 2014 yılı itibarıyla yeni varlık nedeni olarak “İnsanları belirsizlik korkusundan kurtarmak“ mottosunu belirledi. Bu yeni varlık nedeninin tüm iş ortakları ve çalışanlar tarafından benimsenip içselleştirilmesi ve yeni bir kurum kültürü yaratılabilmesi için de faaliyet gösterdiği tüm pazarlarda “Mükemmele Yolculuk” adını verdiği özel bir değişim programı başlattı. Bu değişim programı kapsamında yönetici ve çalışanlarımızın katılımıyla düzenlediğimiz bir çalıştay yaptık. Çalıştaydan çıkan sonuçlar doğrultusunda da, iş süreçlerimiz için yeni stratejiler, yeni değerler ve yeni davranış modelleri belirledik, marka konumlandırmamızı da yeniden ele aldık.

 

“Mükemmele Yolculuk” çalışmalarımızın sonucunda, AvivaSA’nın misyon ve vizyon kavramlarının yerini “varlık nedeni ve dört değer” aldı. Varlık nedenimiz olarak şu mottoyu belirledik: “Biz AvivaSA olarak yaptığımız işe inanıyor, iki ana faaliyet alanımız olan bireysel emeklilik ve hayat sigortaları sektöründe “İnsanları belirsizlik korkusundan kurtarmak” amacıyla çalışmalarımızı yürütüyoruz. Biz sadece poliçe satmıyor, müşterilerimize fayda sağlayacak ve hayatlarını belirsizlik korkusundan kurtaracak bir değer yaratıyoruz.”

 

Belirlediğimiz dört değer de “Daha Çok Özen Göster, Karmaşayı Yok Et, Asla Durma, Gelecek Yarat” olarak şekillendi.

Bu değerlerimizi, çalışanlarımızın aktif katılımıyla yürüttüğümüz Yaşayan Değerler Programı ve kurduğumuz Değer Elçileri Komitesi ile yaşanır ve uygulanabilir kılıyoruz. 

 

Tüm iş yapış süreçlerimizde ise, bireysel emeklilik ve hayat sigortacılığının temel çıkış noktalarından biri olan tasarruf kavramını sahiplenmeyi bir marka stratejisi olarak benimsiyor ve bu anlamda bilinç oluşması için yoğun çalışmalar gerçekleştiriyoruz.

 

Geçtiğimiz aylarda yaptırdığınız bir araştırmanın önemli bir verisini bizzat siz, bir basın toplantısında açıklamıştınız. “Emeklilik dönemlerinde yeterli yaşam standardı sağlamaya yetecek kadar geliri olmayacağından en çok endişelenen iki ülke Polonya ve Türkiye”. Bu konuda kurumsal bir adım atıyor musunuz? Ülkenin bu sorunu üzerine nasıl bir strateji ile gitmeyi düşünüyorsunuz?

 

Bu konu, toplumsal olarak ele alınması gereken bir konu. Kamu otoriteleri de sektör temsilcileriyle işbirliğiyle bu noktada oldukça önemli çalışmalar yapıyor. Açıklamak gerekirse;

yüksek oranlarda ve istikrarlı bir büyüme oranı yakalamanın ön şartı cari açığı kontrol altına almaktır. Cari açıkla mücadelede en önemli konu ise hane halkı tasarruflarının artırılmasıdır. Türkiye’de toplam yurtiçi tasarruf oranı, yüzde 12,6 ile Türkiye tarihinin en düşük noktasına geriledi. Dünyaya bakıldığında da, Türkiye’nin tasarruf oranlarının gelişmiş ülkelerin tasarruf oranlarının oldukça altında olduğu görülüyor.  BES,  uzun vadede düzenli bir tasarruf disiplini sağlaması nedeniyle de Türkiye’de cari açığın ilacı olarak görülmektedir.

 

Bu noktada kamu otoriteleri, yurtiçi tasarruf oranlarının artırılmasını sağlamak üzere çalışmalar başlattı ve bizim de dâhil olduğumuz sektör temsilcileriyle de görüşerek 2013 yılında bireysel emeklilik sistemine “devlet katkısı uygulaması” başta olmak üzere bir dizi yenilik getirdi. Bu yenilikler ve sistemin sunduğu avantajlar,  sektördeki tüm oyuncular ve kamu otoriteleri tarafından da kamuoyuna çok doğru bir şekilde aktarıldı ve aktarılmaya da devam ediyor.

Tasarruf oranlarının oldukça düşük olduğu ülkemizde, yüzde 25 oranında bir devlet katkısı, dünyada örneği olmayan bir uygulamadır. Bu sebeple, emeklilik için endişelenmek yerine, bu endişeleri gidermek için bireysel emekliliğe katılmak çok önemli bir fırsattır kanaatindeyiz. Kişilerin, emeklilik dönemlerinde mevcut hayat standartlarını devam ettirebilmeleri için, bugünkü gelirinin yaklaşık yüzde 10’luk kısmını düzenli tasarruf etmeleri tavsiye ediliyor. Bizim önerimiz BES planı yaptırmaları, BES’in uzun vadeli bir yatırım ve tasarruf aracı olduğunu unutmadan finansal planlama yapmaları yönündedir.

 

Tasarrufa teşvik amaçlı çalışmalar yapıyor musunuz?

 

Kurulduğumuz günden bu yana bireysel emeklilik ve hayat sigortacılığının temel çıkış noktalarından olan tasarruf kavramını sahiplenmeyi bir marka stratejisi olarak benimsedik ve iş yapış kültürümüzün odağına aldık. Buradan hareketle,  kamuoyunda tasarrufla ilgili farkındalık yaratmak üzere birçok araştırma yapıyor, reklamlarımızda ve iletişim faaliyetlerimizde tasarrufa vurgu yapıyor, raporlar hazırlıyor ve yayınlıyoruz.

 

Aslında AvivaSA olarak 2008 yılında “paranı saçma” diye bir reklam kampanyası hazırladığımızda oldukça tepkilere maruz kalmıştık.  O dönemde ekonomik krizin ardından alışverişe yönelik kampanyalar düzenlenirken, AvivaSA’nın aman harcamayın tasarruflu olun çağrısı, eleştiri oklarının hedefi olmuştu. Ancak biz yine de, tasarruf konusundaki iletişimimizi her yıl artırarak sürdürdük. Reklam faaliyetlerinden kumbara tasarımına, tasarrufa yönelik araştırmalardan sosyal medya yarışmalarına kadar birçok alanda aktif ve entegre bir yaklaşıma sahibiz. Plansız harcamaların ve savurganlığın zararlarına değindiğimiz bu çalışmalarla tasarrufu hatırlatarak bireysel emeklilik kavramına uygun bir söylemi hayata geçiriyoruz.

 

Bu söylemimizi ürün ve hizmetlerimize de uyguluyoruz. Örneğin, geçtiğimiz aylarda devreye aldığımız Mobil Tasarruf Ölçer Uygulaması ile tüketicilerin emeklilik dönemlerine dair beklentilerini daha iyi yönetebilmelerini sağlıyoruz. Sektörde tasarrufları ölçerek geleceğe dair fikir veren ilk ve tek mobil uygulama olma özelliğini taşıyan bu uygulama ile BES katılımcısı olsun-olmasın herkesin hayal ettiği emeklilik maaşına kavuşabilmesi için ne kadar tasarruf yapması gerektiğini hesaplıyor ve tasarruf açığını tespit ediyoruz.

 

Bütün bu çalışmaların sonucu olarak bugün itibariyle, sunduğumuz hizmetlerin tasarrufla doğrudan örtüşmesi ve buna yönelik yaptığımız iletişim yatırımları ile araştırmalarda akla gelen ilk markalardan birisi konumuna ulaştık.

 

Yakın zamanda gerçekleştirdiğiniz tasarruf araştırmalarından elde ettiğiniz sonuçları kısaca aktarır mısınız? Dikkatinizi çeken değişiklikler oldu mu?

 

Ortağımız Aviva ile birlikte 2004 yılından bu yana düzenli olarak küresel ölçekte Tüketicilerin Tasarruf Tutumlarını inceleyen bir araştırma yapıyoruz. Türkiye’nin de dâhil olduğu bu araştırma kapsamında tüketici güveni, ürün sahipliği, tasarruf, borçlanma ve emekliliğe yönelik davranışları gözlemliyoruz.

 

Bu yıl ABD, Çin, Endonezya, Fransa, İngiltere, İrlanda, İspanya, İtalya, Kanada, Polonya, Singapur ve Türkiye’yi kapsayan 12 ülkede, yaklaşık 12.500 tüketici ile görüşülen araştırmada oldukça çarpıcı veriler mevcut. Bunlardan biri, emeklilik dönemlerinde yeterli yaşam standardı sağlamaya yetecek kadar geliri olmayacağından en çok endişelenen iki ülkeden birinin yüzde 55 oranla Türkiye olması. Bir diğer dikkat çeken nokta da, Türk halkının yarısının, emeklilik yaşından sonra çalışmak zorunda kalacağını düşünmesi. Tüketicilerin finansal konularındaki endişelerine baktığımızda da “emekliliğin, ilk dört konu başlığı arasında yer aldığını görüyoruz. Hayat sigortasına en az sahip olan ülkelerden birinin Türkiye olması da diğer ön plana çıkan başlıklardan. 

 

Türkiye’de çok az sayıda kadın CEO var. Siz de bunlardan birisiniz. Kadın çalışan oranının en fazla olduğu şirketsiniz aynı zamanda. Bu bir şirket politikası mıdır yoksa tesadüfi gelişen bir durum mudur?

 

Çalışan profili analizi sonuçlarına göre, şirketimizde yüzde 65 oranında kadın çalışanımız bulunuyor.  Şirketimizin her kademesinde cinsiyet eşitliği sağlamaya büyük özen gösteriyoruz. Türkiye’de kadının iş hayatına dahil olması amacıyla yapılan etkinliklere destek olabilmek adına, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın yürütmekte olduğu İş’te Eşitlik Platformu’nda aktif olarak faaliyet gösteriyoruz. Bununla birlikte bu yıl Sabancı Holding’in hayata geçirdiği sosyal sorumluluk programı olan ‘’Sabancı Gönüllüleri’’ ile kadınlara yönelik yapılacak olan destek projelerinde en fazla gönüllü katılımcıya sahip ikinci şirketiz. AvivaSA ailesi olarak kadınlara yönelik yapılan çalışmalara son derece önem veriyoruz. Bu doğrultuda kadın istihdamını arttırmaya yönelik projelerimize devam edeceğiz.

 

Hangi alanda büyümeyi hedefliyorsunuz?

 

Toplam 19 şirketin faaliyet gösterdiği bireysel emeklilik sektöründe, yüzde 19,2 pazar payımız, devlet katkısı dahil yaklaşık 8,7 milyar TL seviyesindeki fon büyüklüğümüz ve 800 bin kişiyi aşkın katılımcı sayımızla bireysel emeklilik fon büyüklüğü bazında lider konumdayız.

Önümüzdeki dönemde de öncelikli hedefimiz,  güçlü finansal ve operasyonel altyapı ile kârlı büyümeye odaklanarak sektördeki güçlü ve lider konumumuzu sürdürmektir. İki ana faaliyet alanımız olan bireysel emeklilik ve hayat sigortaları sektöründe etkin rol oynamaya devam edeceğiz. Ayrıca, bireysel emeklilik pazarından mümkün olan en yüksek oranda pay almak, müşterilerimize ve yatırımcılarımıza katma değer yaratan yenilikçi ürün ve hizmetler sunmak, bankasürans kanallarında penetrasyon oranlarını artırmak, banka dışı dağıtım kanallarını güçlendirip çeşitlendirmek, operasyonel verimliliği artırmak ve çoklu dağıtım kanalı modelimizi geliştirmek hedeflerimiz arasında yer alıyor.

 

Ekonomik anlamda zor bir dönemden geçiyoruz. Bu durum markanızın yeni dönem pazarlama stratejilerini nasıl etkileyecek?

 

Türkiye’de bireysel emeklilik sistemi, ekonominin durağan seyrettiği dönemlerde dahi, yakaladığı büyüme ivmesini devam ettiren bir sektör. Bu da sistemin hedef kitlesi tarafından doğru anlaşıldığı ve uzun vadeli bir bakış açısıyla ele alındığını gösteriyor. Buradan hareketle, şirketimiz öngörüleri ve hedefleri doğrultusunda “karlı büyümeye” odaklanarak ve bu büyümeyi sürdürülebilir kılarak çalışmalarını devam ettiriyor.

 

Aviva ve Sabancı birlikteliği farklı projelerle Türkiye’de ya da başka bir ülkede devam edecek mi?

 

Dünyanın en büyük sigorta kuruluşlarından biri olan Aviva ile Türkiye’nin en büyük gruplarından biri olan Sabancı Holding’in AvivaSA’da gerçekleştirdiği işbirliği başarıyla devam ediyor. Aviva’nın bireysel emeklilik ve hayat sigortaları sektöründe, önümüzdeki dönem seçtiği “büyüme potansiyeli yüksek yıldız pazar”lardan birisi Türkiye’dir. İyi bir işbirliğimiz, gelecek vadeden bir pazarımız mevcut. Ortaklığımız başarıyla ilerlemeye devam ediyor.

 

Kurumsal olarak çok sayıda sosyal sorumluluk projesine imza attınız, atmaya da devam ediyorsunuz. Marka kimliğiniz ile bu sosyal sorumluluk projelerini değerlendirir misiniz?

 

AvivaSA olarak,  tüm kurum ve kuruluşların toplumsal çevreleri olduğuna ve kurumların bu anlamda birer vatandaş olarak davranma sorumluluğu bulunduğuna inanıyoruz. Bu anlamda Kurumsal Sosyal Sorumluluk’u (KSS), işimizin odak noktasına alarak hem çalışanlarımızla hem de çevremizle sorumlu bir anlayış çerçevesinde etkileşim sağlamak üzere çalışıyoruz. Bu bağlamda, yürütmekte olduğumuz çalışmaları da uzun dönemli sorumluluk bilinciyle şekillendiriyoruz.

 

Aynı gelire sahip iki kişiden finansal planlama yapanla yapmayan arasındaki varlık birikim oranı 2.5 kata kadar çıkabiliyor. Özellikle genç, yaşlı ve kadınlar finansal konular hakkında bilinçsiz. Buradan hareketle odak alanımızda tasarruf var. AvivaSA olarak tasarruf konusunda farkındalık yaratmayı bir sosyal sorumluluk olarak ele alıyor ve özellikle finansal okuryazarlık oranının artırılması odaklı çalışmalara odaklanıyoruz.

 

KSS tarafında bir diğer odak alanımız da çevre. Müşterilerimizin doğum günlerinde yaptığımız fidan bağışları ile iki hatıra ormanı kurduk. Proje kapsamında TEMA Vakfı aracılığıyla İzmir ve Balıkesir’de yaklaşık 25 futbol sahasına denk gelen alan ağaçlandırılarak erozyon ve iklim değişikliği ile mücadeleye destek olduk.

  • White YouTube Icon
  • White LinkedIn Icon
  • White Facebook Icon
  • White Instagram Icon
  • Twitter Clean

© 2017  BrandMap

Cihangir Mah. Yeni Yuva Sok. No.18 K.2 D.3 Beyoğlu İstanbul 

T.0212 973 7375 

kullanım Koşulları

Güvenlik Ödeme ve Teslimat 

Üyelik Sözleşmesi